Yazarın Diğer Yazıları


Kenan ÇAKMAK


ZİHİNSEL DEĞİŞİM ŞART 

Dünya, Afganistan ve Taliban’ı konuşuyor.


    Dünya, Afganistan ve Taliban’ı konuşuyor. 
    Afganistan’da Taliban’ın Kabil’e girmesinden sonra, havaalanlarında yaşanan görüntülerle, tüm insanlık şok oldu. 
    Taliban karşıtı insanlar, şuursuzca, yürekleri burkan biçimde ülkelerini terk ediyorlardı. 
    Önce Sovyetler sonra ABD ülkeyi bu duruma getirmişlerdi. 
    Ülkenin kaynakları ve stratejik önemi kaderi olmuştu. 
    Afganistan’dan gelen görüntüler, insan olan herkesi özellikle Müslümanlar için çok üzüntü vericiydi. 
    Batı’dan tahliye için gelen uçaklara ya 600 kişi doluyor ya da uçaklar 1 veya 7 kişi ile dönüyordu. Batı yine insanlıkla ilgili sınavı kaybediyordu. 
    Bütün terör örgütleri gibi Taliban’ı da ABD oluşturmuştur. CIA, Ruslara karşı başlayıp Taliban ve El Kaide tabanı için binlerce kişiyi eğitmişti. 
    ABD’ye yönelik 11 Eylül 2001 terör saldırısı sonrası, Washington, “Terörle mücadele stratejisi” düzleminde özellikle Afganistan ve Irak başta olmak üzere tüm İslam coğrafyasını hedef alıyordu. 
    Yeni düşman Bolşevizm’den sonra İslam’dı.
    Aslında 11 Eylül saldırısı içinde Afganlı yoktu. 
    Afganistan’da zaman içinde binlerce sivil yok edildi en son ülke Taliban’a bırakıldı. 
    Afganistan’ı yönetecek ve İslam’ı temsil edecek bir taliban örgütü ve İslam dünyasının genel durumu, çaresizliği, ayaklar altında kalışı şüphesiz ki asıl tartışılacak konudur. 
    Dünyada islamla, şiddet, terörizm arasında bağ kurulması ne hazindir.
Oysa İslam; barış, huzur, kardeşliktir, insanlığa gönderilen rahmet dinidir. 
    İslam’ı terörle özdeş din olmaktan kurtarmak, dinimizin evrenselliğini öne çıkarmak, “Yaradandan dolayı yaratılanı hoş görmek,” insanlığa sevgi barış içinde yaklaşmak durumunda değil miyiz? İslamın rahmeti tüm dünyayı kuşatacak kadar geniş değil miydi?
    Bir insanı haksız yere kim öldürmüşse, tüm insanlığı öldürmüş sayıldığını kutsal kitabımız bize bildiriyor. 
    Efendimiz; “Birbirinizi sevmedikçe asla iman ermiş sayılmazsınız” buyururken bu alem duymadı mı?
    Peygamberimiz; “Emin” diye anılırken, Müslümanların tanımını; “Elinden dilinden herkesin emin olduğu kişi” diye duyururken alem-i İslam ne yapıyor?
    Hz. Ali’yi namazda, Kerbela’da Hz. Hüseyin ve peygamberimizin ailesini şehit eden, asabiyet kavgaları, günümüzde Müslümanları kana ateşe boğan Müslüman terör grupları İslam’ın neresindedir?
    Rabbimiz kitabında; “İnsanları en güzel şekilde yarattığını bildiriyor. Biz ise dünyamızda güzel bir şey bırakmıyoruz. Oysa Allah güzeldir, güzeli sever. 
    Taşkın Tuna diyor ki; “Günümüz Müslümanları ayrılıkçılık yapıyor, nifak ve nefret saçıyor. Zihinler kireçlenmiş, kalpler taşlaşmış, bomboş kafalarda şeytan tepiniyor.”
    Cehalet kol geziyor, inanıyor anlamıyor. Bilgiyi erdem, güç saymak, bilimi rehber edinmek, analizler yapmak, sorgulamak, gerektiğinde isyan etmek, tartışmak, akletmek istemiyor. Sonuçta zilletin perişanlığın, çaresizliğin girdaplarında boğuluyor. 
    Geriliğin nedeni Müslümanlardır, İslam değildir. 
    Müslümanlar dinden uzaklaştıkça, ilimden de uzaklaşıyor. 
    “İlim kendini bilmektir” demiş Yunus Emre’miz.
    Bugün islam ümmeti, Kur’an’ı terk edilmiş bir kitap haline getirmiştir.  Dinliyor anlamıyor, okuyorsa da hayatına tatbik etmiyor. 
    Neden bu hale gelindi?
    Kur’an’dan uzaklaştık, tam anlayamadık. Bilim, bilgiden, her türlü üretimden geri kaldık. Özgür düşünce, irade gücümüzü ortaya koyamadık. Devamlı kurtarıcı arayan, biata şartlandırılan, sorgulamayan, körü körüne inanan kişilere dönüştük. Geçmişte kaldık. Dünya ahiret dengesini kuramadık. İslamı sadece ahiret için inen bir din zannettik. 
    Sonuçta bugün İslam alemi, insalığın önünde ezik ve mahcup durumdadır. Küresel emperyalizmin kuklası olmuşuz. 
    Sözün özü uyanacağız, düşüneceğiz. Zihinsel bir değişim için akletmeye, irade koymaya, ilk adımı atabilme kararlılığı ve cesaretine ihtiyacımız vardır. 
    İnsanlar yaptıklarından sorumludurlar, her yanlışını miskinliğini “kader” sözü ile bağlayan, yoldan çıkmış toplumları, Rabbimiz yola iletmez.