Bugün, 23 Ocak 2021 Cumartesi


Yazarın Diğer Yazıları


Kenan ÇAKMAK


TÜRK BİRLİĞİ

Azerbaycan-Ermenistan savaşının sonuçları, Türkiye’nin kardeşlerine destekleri, iki devlet bir milletin birlikteliği, zafer haftalarının tabloları, bizleri ziyadesiyle memnun etti.


Azerbaycan-Ermenistan savaşının sonuçları, Türkiye’nin kardeşlerine destekleri, iki devlet bir milletin birlikteliği, zafer haftalarının tabloları, bizleri ziyadesiyle memnun etti. Bu arada KKTC’nin kuruluşunun yıldönümünü kutlamak ayrı bir övünç kaynağımız oldu. Türklüğün büyük önderi Rauf Denktaş’a Fatihalarımızı gönderiyoruz. Daha önce Kıbrıs seçimlerini Batı’nın adamı Mustafa Akıncı’nın kaybetmesi de adanın geleceği için olumlu olmuştu. Günümüz olayları ve tarih bize gösteriyor ki, Ermeniler ve Yunanlılar ile gelecekte de sorunlarımız devam edecektir. Türkiye’nin bugün çevresindeki tüm komşuları, bizden ayrılan, Devlet-i Aliye’nin yönettiği ülkelerdir. Hepsi ile tarihsel sorunlarımız vardır. Hani derler ya “Türkiye’nin üç tarafı deniz, dört tarafı düşmandır.” Türkiye her alanda her dem güçlü, milli bilinci yüksek, caydırıcı ülke olmak zorundadır. Dünyanın en stratejik, en güzel coğrafyasında en uzun süre egemen olan Türkler, büyük devlet, başat güç olmak durumundadırlar. Tarihimizin, dinimizle, coğrafyamızla, geçmişimizle bize biçtiği misyon budur. Tarih bizi çağırmaktadır. Türkiye sadece Türkiye değildir. Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar uzanan coğrafyanın lideri, umududur, etki alanlarının sahibidir. Fas’ta, Bosna’da, Kosova’da, Urumçi’de, Hindistan’ın kuzey bölgelerinde, Pakistan’da, Kafkasya’da yankılanan Ezân-ı Muhammedî de Türklerin izleri, tarihsel gücü vardır. Türkler, Türk-İslam aleminde, teşbihin imamesi, ipidir. Asla hasamet yapmıyoruz. “Öğrenilmiş çaresizlik” psikolojisine asla kapılmadan, büyük hedefleri olan, büyük bir milletin, tarihi mirasçıları olarak, büyük düşünmek, büyük hayaller kurmak istiyoruz. Şunu da biliyoruz ki, büyük düşünmek için, aklı, bilimi kullanmak, yüksek teknolojiye, güçlü ekonomiye, akıllı stratejik politikalara sahip olmak gerekmektedir. Şüphesiz ki bugünkü dış borçlarımızla, cari açıkla, ekonomik yapımızla, orta gelir grubunda kalmış, orta demokrasi, orta derece kalite eğitimle önemli hedeflere kilitlenme şansımız olmayacaktır. İnanıyorum ki, çok güçlü bir Türkiye, Türk-İslam aleminin kurtuluşu olacaktır. Türkiye-Azerbaycan ilişkileri ve gelinen nokta göstermiştir ki, ortak Türk kimliği bilincinin acilen tüm Türk dünyasında güçlendirilmesi gerekmektedir. Henüz bu bilinç yetersizdir. Bu konuda güçlü ortak duygu ve bilinç oluşturmak hedefinde her alanda teşkilatlanma yapılmalıdır. Bu konuda umut verici çalışmalar vardır. Türk dünyası, muazzam bir güç ve potansiyeli içinde taşıyor. “Dili dilime, dini dinime” uygun bu dünya bütünleşmelidir. Bu bütünleşme emperyal güçlerin uykusunu kaçıracaktır. İ. Gaspıralı’nın “dilde, fikirde, işte birlik” ilkesi hayat bulmalıdır. Rüyasız toplumları başkaları yönetir. Her şey hayal kurmakla başlar. Hayallerimizin çalınmasına asla izin vermeyelim. Büyük bir coğrafyada etkin olup yeni bir dünya ve medeniyet kurma hedefine kilitlenmeliyiz. Türkçe konuşulan, İslam merkezli, bilim ve aklı ön plana alan bir büyük dünya hayal etmek. Ziya Gökalp 20. Yüzyıla girilirken, “Kızıl destan” adlı şiirinde: “Rusya dağılıp viran olacak Türkiye büyüyüp Turan olacak” diye yazmıştı. Tarih göstermiştir ki, zalimin ve zulmün fazla ömrü yoktur. Türklerin oturduğu, Türkçe’nin konuşulduğu coğrafyalar Turan ülkesidir. “Turan bir ütopya değil, bizim istikbalimiz” demişti Sultan Galiyev.