Yazarın Diğer Yazıları


Kenan ÇAKMAK


TOPLUMSAL ÇÖKÜŞÜN İŞARETLERİ 

Son yıllarda yoğunlaşan adi suçlardaki patlama, ahlaksızlık örnekleri, cinayetler, her tür tecavüz fiilleri, kadınlara şiddet, boşanmaların artması aile içi şiddet örnekleri toplumun gittikçe yozlaştığını, tüm değerlerimizin sarsıldığını gösteriyor. 


Son yıllarda yoğunlaşan adi suçlardaki patlama, ahlaksızlık örnekleri, cinayetler, her tür tecavüz fiilleri, kadınlara şiddet, boşanmaların artması aile içi şiddet örnekleri toplumun gittikçe yozlaştığını, tüm değerlerimizin sarsıldığını gösteriyor. 
Çok önemli bulduğumuz aile yapımız ile toplum temelleri sarsılıyor, birey ve toplum sağlığımız hızla bozuluyor. 
Durum çok ciddi görülüyor.
Bu tablo, Türkiye’nin en öncellikli sorunudur. Soruna ilgisiz kalma zamanı geçmektedir. Köklü önlemler almanın vaktidir. 
Unutmayalım ki, insan bozulmuşsa her şey bozulur, kirlenir. 
Dünyayı asıl kirleten, insanların ruhundaki kirliliktir. Ahlak, vicdan, sevgi, saygı gibi değerlerin olmadığı iklimlerde, her türlü şiddet yaşanır, huzur biter, cinnet hali başlar. 
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın anlamlı sözlerini aktarmak isterim; “Cahilsin; okur öğrenirsin. Gerisin, ilerlersin. Adam yok; yetiştirirsin günün birinde meydana çıkıverir. Paran yok, kazanırsın. Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu bunun çaresi yoktur.” 
Şüphesiz ki bu çürümeleri, yozlaşmaları üreten şartlar ve nedenler olmalıdır.
Eğitimdeki yetersizlikler, televizyon kanalları, dijital teknolojinin getirdiği ürünler, kültür; toplumun ahlak ve inanç sistemi üzerinde zorlukları; toplumun ahlak ve inanç sistemi üzerinde ciddi sarsıntılara, bozulmalara yol açmaktadır. 
Televizyon kanallarımızın bir bölümünü saatlerce izleyen insanlarımız, seviyesiz dizilerin ve programların her gün yıkıcı etkileme maruz kalmaktadır.
Aile içi ahlaksızlıkların devamlı sergilenmesi; bazı hassasiyetlerimizin aşınması, yemek ve dedikodu programları, reyting için sahte kavga sahneleri, topluma bir faydası olmayan yıkıcı magazin programları, şiddet yüklü ayrıca değerlerimize ters mesajlar içeren diziler, ekranlarımızda resmi geçit yapmaktadır. 
Hep birlikte seyretmeyi bırakalım. Allah sonumuzu hayırlı eylesin. 
İSLAM VE İNSAN 
Merhum Nurettin Topçu’nun başlıktaki ismi taşıyan eserinden bir bölümü paylaşmak istiyorum ki yazımıza katkıda bulunsun. 
“Hırsız mahkemede adalet ister. Katil merhamet dilenir. Rüşvetçi ahlak düşkünlüğünden bahseder. Dini sömüren hoca, toplumun ahlaksızlığından bahseder. Tefeci, mazlumun feryadını ahlaksızlık olarak değerlendirir. 
Anlaşılıyor ki insanlar, normal yaşayışı içinde ahlakı istemiyor, kendi çıkarlarını talep ediyor. Ona karşı gelen harekete ahlaksızlık diyor.
Ahlak hayvani hayattan insani hayata geçiştir. Ahlak, esasında dini olgunluktan ayrı bir şey değildir. 
Alemde ahlaktan daha güzel, daha gerçek bir şey yoktur. Ruh ve ahlakımızla kabre varacağız onlarla ebediyete ulaşacağız. 
Shakespeare diyor ki; En tatlı şeyler ekşir kötü işler yaparak, ottan daha iğrenç kokar çürüyen zambak.
Hz. Ayşe’ye, Efendimizin ahlak sunulduğunda, şöyle cevap veriyordu; siz hiç Kur’an okumuyor musunuz? O’nun ahlakı Kur’an idi.
Hz. Hatice, ilk vahiy geldiğinde sarsılan peygamberimize şöyle destek veriyordu; Vallahi Allah seni kesinlikle mahcup etmez. Çünkü sen, sözüne güvenilir bir adamsın. Akrabalık bağlarını gözetirsin, kimsesizleri korursun, konuğa ikram edersin. Haklının hakkını olmasına yardım edersin.