Yazarın Diğer Yazıları


Kenan ÇAKMAK


SİYASETİN DİLİ

Pandemi döneminde her bakımdan yorulduk.


Pandemi döneminde her bakımdan yorulduk.

Güzel ve yalnız ülkemin, siyaset dili de yorgunluğumuzu artırıyor.

Siyasetçilerimizin yıkıcı, kırıcı, ayrımları artıran söz ve üsluplarından, fikirlerinden zihnimizi kurtarmamız gerektiğini düşünüyoruz.

Unutmamalıyız ki, insana hizmet, insana sevgi ve saygılı olmak, her davanın üzerindedir.

Siyaset dilimiz, karşıtımız bir bölüm insanımızı kırıyor, acıtıyorsa aslında bir geçerliliği yok demektir.

Rabbimiz, insanı özel ve güzel yaratmıştır. Rabbimiz, ilmini, sanatını, kudretini, tüm ihtişamını insanda göstermiştir.

Rabbimiz, isteseydi tüm insanlara farklılıklar içinde yaratmazdı. Aslolan farklılıklar ekseninde birbirine saygı ve sevgi gösterebilmektir. Müslüman bir toplumda bireyler birbirlerini sevmedikçe iman etmiş sayılmıyorlar değil mi?

Alemlere rahmet olarak gönderilmiş, güzel ahlakı tamamlamak için gelmiş bir Peygamberin ümmeti olduğumuzu aklımızdan çıkarmamak gerekiyor.

İnsan özeldir. Her şeyi kabul etmez, devamlı itiraz eder, asidir, aklını kullanır, nefis sahibidir, irade koymak özelliği vardır.

Herkesin kişiliğine, düşüncelerine saygılı olmak erdemdir.

Herkes bizim gibi düşünmek zorunda değildir. Bizim doğrularımızın dışında doğrular vardır.

İslam esasında sevgi, barış, hoşgörü ve esenlik dinidir.

Neden hep incitiyoruz? incitmekten kaçınmamız gerekmiyor mu?

İnsanların hoşgörü, sevgi, saygı, barış içinde olmaları büyük nimettir, hem dünya hem de ahiret için yüz aydınlığıdır.

Hz. Muhammed'in ümmeti, kin, nefret, kötülükler atmosferinde nasıl olabilir?

Bir insanın yüreğinde, Allah'ın yarattıkları için sevgi, onların haklarını koruma yoksa, onda hiçbir şey yok demektir.

“Toplum sevgiyle kaynaşır, adalet ile yaşar” demiş Farabi.

Sevgisiz kalmak, kin ve nefret havasını solumak, yüreğimize yüktür, ruhumuza azaptır.

Unutmayalım ki, kin ve nefretle dolu bir kalp, taştan daha serttir.

İnsan dilinin altında gizlidir, dilinin sınırları dünyasının sınırlarıdır, dile sahip olmak ise önemli bir meziyettir.

Bu ülkede tevazu, efendilik zaaf olarak sayılıyor, genelde güç gösterisinde bulunmak, gururlu kibirli olmak meziyet biliniyor, karizmayı parlatır sanılıyor.

Otoyollar yapıyoruz, modern taşıtlar kullanıyoruz, G20’de yer buluyoruz, savunma sanayinde ataklardayız, dijital teknolojide dünyaya açılıyoruz, bölgesel güç oluyoruz ama kutuplaşma, kavga illetinden kurtulamıyoruz, kardeş olarak yaşamayı beceremiyoruz.

19. Yüzyılda Sanayi Devrimini ıskalamıştık, bize pahalıya mal olmuştu. Şimdi dünya teknolojide endüstride 4.0 çağına geçiyor.

Sözün özü gelecekteki fırtınaya hazır olmak için kavgaları bırakıp dünyadaki gelişmelere bakalım. Tüm enerjimizi bu yöne verelim. Güç kaynaklarımızla başat güç olmaya talip olalım. Unutmayalım ki siyasetin dili hoş olursa ülke insanları selamet bulur.