Bugün, 6 Mart 2021 Cumartesi


Yazarın Diğer Yazıları


Şinasi KARA


SANAYİLEŞME HAREKETİ VE TÜRKİYE

Toplumların gelişmesi, tarımsal üretim-sanayi üretimi ve bilgi toplumu şeklinde gerçekleşiyor.


Toplumların gelişmesi, tarımsal üretim-sanayi üretimi ve bilgi toplumu şeklinde gerçekleşiyor.

Tarımsal üretim aşamasından, sanayi üretim aşamasına geçmek kolay değildir. Zira, tarımsal üretim aşamasındaki sosyolojik yapı, toplumu statükoya hapseder. Din adamları, toplumsal yapıdaki kırılmaları istemezler. Kırılmaların, onların sonunu getireceğini bilirler. Bu yüzden, medeniyetin kurulduğu ''bereketli ay'' diye tanımlanan, Mezopotamya-Harran ve Filistin’i kapsayan verimli topraklarda, sanayileşme gerçekleşemedi. Muazzam Mısır medeniyeti de din adamlarının, toplumu statükoya hapsetmesi kuralından, kendini kurtaramadı ve sanayileşemedi.

Sanayileşme, 1789 Fransız devrimi ile din adamlarının giyotin ile kafaları kesildikten sonra, laik devlet düzenine geçen Avrupa'da başlayabildi.

Yavuz Sultan Selim Han'dan sonra, Osmanlıda sanayileşme hareketi sona erdi. Hilafeti kabul ettirmek amacıyla, Yavuz Sultan Selim Han’ın, Mısır’dan getirilen din adamları, Osmanlı toplumunu statükoya hapsettiler. Sanayileşemeyen Osmanlı, sanayileşen Batı karşısında tutunamadı ve yıkıldı.

Cumhuriyet sanayileşmeye önem verdi. Ulu Önder Atatürk yüzlerce fabrika kurdu. Ulu Önder meselenin önemini biliyordu ve ''Her fabrika bir kaledir'' diyordu. Ulu önderin zamansız ölümü, sanayileşme hareketinin yavaşlamasına neden oldu.

İkinci dünya savaşından sonra, Generalin biri ''Amerika bize uçakları bedava verecek, üretmemize gerek'' yok diyordu. Uçak Fabrikası kapatıldı ve uçaklar Kayseri’de toprağa gömüldü.

1965 de prototipi gerçekleştirilen, yüzde yüz yerli DEVRİM adlı aracın hikayesi de yürekler acısıdır. Bu dönemde, ülkenin sanayileşmesini engelleyen güç ABD ve NATO idi. 1950’lerde Güney Kore’den daha ileri sanayiye sahip olan Türkiye, şimdilerde Güney Kore’yi çok gerilerden takip ediyor.

Türkiye nüfusu artıyor. Artan nüfus ekonomiye her yıl bir milyon işsiz getiriyor. İşsizlik ile mücadele etmenin yolu, fabrikalar kurmaktan geçiyordu. Rahmetli Süleyman Demirel meselenin farkındaydı ve ne pahasına olursa olsun sanayileşmenin peşindeydi. Nerde bir fabrika açılıyor, Rahmetli Demirel oradaydı. Fabrika açanları kutluyor, kahraman ilan ediyordu. Müteşebbisi destekliyordu.

Sanayileşme hareketi, kar topu yapmaya benzer. Bir kere başladı mı, durdurulamıyor. Kartopu gibi giderek büyüyor. Rahmetli Süleyman Demirel ile dinamizm kazanan sanayileşme hareketi, kısa sürede ikinci aşamaya ulaştı. Bu aşama, Orta Gelir Tuzağı olarak sonuçlanıyor. Türkiye, 2012 yılında orta gelir tuzağına yakalandı. Bu tuzaktan kurtulamıyor.

Tuzaktan kurtulmanın yolu inovasyondan geçiyor.