O HAK’KA YÜRÜDÜ
O HAK’KA YÜRÜDÜ
Tarih: 8.12.2014 16:02:43 / 2098okunma / 0yorum
KONUK KALEM

Ufuk, 14 Mart 1989 yılında çok güzel bir bebek olarak dünyaya geldi. Karadeniz Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği 3. Sınıfında okurken geldiği memleketinde; tarih 8 Aralık 2010, günlerden Çarşamba, saat 23.30 Ordu’nun Güzelyalı Mahallesinde kaçışı olmayan Azrail’in kurduğu tuzakta 21 yaşında hakkın rahmetine kavuştu. Kadere kayıtsız şartsız teslimiyetin, ya da kaderden kaçmanın mümkün olmayışının tezahürü olarak arkadaşlarıyla çok sevdiği otomobil onu dünya hayatındaki sona götürdü. Şu anda keşke demenin hiçbir anlamı yok. O Hak’ka yürüdü ya da Hak onu katına aldı. Artık bu dünyada kendisini sevenlerin gönlü, öteki alemde yüce Allah’ın mutlak şefkati, yüce Peygamberin sonsuz şefaatini istiyor. Peygamberimizin “ilim yolunda ölenler şehittir” hadisiyle Ufuk şehitler makamına ulaşıyor. Hz. Muhammed’in şefaatine kavuşuyor. Bizler onu kaybettiğimiz için acı, gözyaşları dökerken, şehitler onu yanlarında gördükleri için sevinç gözyaşları dökmekteler. Ufuk kısa ömrüne çok şeyler sığdırdı. 1995-1996 öğretim yılında Utku Acun İlköğretim Okulu’nda anaokuluna başladı. Devamında Atatürk İlkokulunu bitirdi. Buradan Altınfındık İlköğretim Okulu’nda ortaokulu bitirdi. Girdiği Askeri Lise sınavını kazandı. Çok sevinmiş, çok heyecanlanmıştı. Ülkesine ve milletine hizmet etme yolunda bir fırsat yakalamıştı. Girdiği mülakat sınavlarına sırası ile Kara Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri ve Hava Kuvvetleri sınavlarının üçünüde kazandı. Çok sevdiği pilotluğu kazanmıştı. Kuleli Askeri Lisesi’nde öğretimine başladı. Lise eğitimini tamamladıktan sonra Hava Harp Okulu’na gidecekti. Hazırlık sınıfını geçtikten sonra 1. sınıfı okuyordu. Yavaş yavaş hayalleri zayıflıyordu. Çünkü gerek çok bağlı olduğu ailesinden uzakta oluşu, gerek oradaki şartlar onun gözünü yıldırmış, kısaca beklediğini bulamamıştı. Birde bunun üzerine Askeri Lise’yi bitirenlerin üniversite sınavına girme hakkı ellerinden alınınca kararını vermişti. 2. sınıfa geçti, okul açıldıktan bir ay sonra, önce arkadaşlarına, sonra komutanlarına ve bizlere okuldan ayrılma isteğini bildirerek, birde bu düşüncesini okulda yapılan bir ankette şöyle dile getirmişti: Burada kalmaya devam edersem kendime zarar vermekten korkuyorum. Bunu duyunca bir baba olarak orada daha fazla kalamayacağını anladım. Ayrılmanın ağır bedeli vardı, yüklü bir tazminat ödememiz gerekiyordu. Ailem ve yakın çevremle istişare ettikten sonra Kuleli Askeri Lisesi macerasına son veriyorduk. Ordu’ya geldik, hangi liseye kayıt yaptıralım diye düşünüyorduk. Kuleli Askeri Lisesi’ne gitmeden önce kazandığı Anadolu Lisesi’ne dönemiyordu. Ordu Özel Seçkin Koleji Anadolu kısmının 2. Sınıfına kaydını yaptırdık. Kısa zamanda kendini sevdirerek, okulun çok sevilen bir siması olmuştu. Zaman zaman bocalama devresi geçirmesine rağmen okulunu başarıyla bitirmişti. Lise hayatında başta Lise Müdürü Erol Akçay beyefendi, müdür yardımcıları ve öğretmenleri Ufuk için büyük emek harcadılar. Buradan kendilerine bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum. Girdiği üniversite sınavında ilk yıl istediği yeri kazanamadı. İkinci yıl Karadeniz Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Fakültesi’ni kazanmıştı. Ülkesinin gelişmesi ve imarında görev almak istiyordu. 1. ve 2. sınıfları başarıyla tamamlamıştı. Okulunda yine çevresinde ve hocaları arasında kendini sevdirmişti. Arkadaşlarının hocalarıyla sorunları olduğunda hemen Ufuk’a söylüyorlar, Ufuk bunu ancak sen çözersin diyorlardı. Bunu arkadaşları anlatıyor. Gerçekten hocalarıyla arkadaşları arasında adeta barış elçisi olmuş. 3. sınıfı okuyordu, bitirmeye bir yılı kalmıştı. Sınavların yoğunluğundan bunalmışlar, son derse girmeyerek rahatlamak amacıyla arkadaşlarıyla beraber gezmeye çıkıyorlar. Ufuk birden Ordu’ya gidelim ailemi çok özledim, akşam kalır sabah döneriz diyor. Arkadaşları Ufuk’u kırmayarak Ordu’ya geliyorlar. Evin önüne geldiklerinde annesi ve ablası ile kapıda karşılaşıyorlar, kucaklaşıyorlar. Babamın haberi olmasın kızar diyor. Annesinden köydeki evimizin anahtarını alıyor, gece kalıp sabah döneceğiz deyip ayrılıyorlar. Ordu sahilini arkadaşlarına göstermek için sahil yoluna çıkıyorlar. Kendilerine Azrail’in kurduğu tuzaktan habersizdiler. Önlerinde tır var, tırın önünde bulunan yolun kenarında durmakta olan kamyonu görüyor, bunların önüne geçiyor. Arabayı Ufuk kullanıyor. Ufuk bu sefer sağ şeride geçiyor, saat 23.30’u gösteriyor. Kamyonu fark etmiyorlar. Fark ettiklerinde iş işten geçmiştir. Kaçmaya bir yer yok, solunda tır, önünde kamyon, sağında bariyerler var. Kamyon ile bariyer arasındaki boşluğa kaçmaya çalışıyor. Arkadaşlarını kurtarıyor ama kendisini kurtaramıyor. Arabada 5 arkadaşlar, üçü kurtuluyor. Ufuk ve çok sevdiği, kendisi gibi öğretmen çocuğu olan Amasyalı Fatih ile birlikte hakkın rahmetine kavuşuyorlar. Kamyonun şoförü arıza yaptığını ifade ediyor. Kendisini tanımadım tanımakta istemiyorum. Allah’a havale ediyorum. Hesabını Mahkeme’yi Kübrada verir. Orada gerçekler ortaya çıkar. Ufuk’u 9 Aralık Perşembe günü son yolculuğuna uğurladık. Adeta Ordu sel olup cenazesine katıldı. Yukarıda belirttiğim gibi kısa ömründe büyüğü, küçüğü herkes ile dost olmuş, gönüllere taht kurmuş, cenazesine il dışından, Askeri Lise’deki arkadaşları, üniversiteden çok sevdiği Metin Hüsem Beyefendi hocası, ünirversite arkadaşları, lise müdürü, öğretmenleri, arkadaşları, daha ismini sayamayacağım misafirler katıldılar. Bana taziyelerini dilerken yanınızdayız dediler, ebedi istirahatgahına defininde tüm arkadaşları ellerinde Kuran kitapları ile hazır bulundular. Dostlarımız bizleri cenazeden sonrada yalnız bırakmadılar. Taziyeye gelenler 7 akşam Kuran okudular. Ufuk’un ve arkadaşının ruhuna bağışladılar, buradan hepsine şükranlarımı, saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Kadere boyun eğmekten başka yapacak bir şey yok. Allah rahmet eylesin oğul Ufuk, makamın cennet olsun. Baban Ayhan ÖZDOĞRU

Anahtar Kelimeler: O, HAK’KA, YÜRÜDÜ
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa:

anasayfa1
Bugün
10 °C
Salı
13 °C
Çarşamba
16 °C