MEZARLAR TEK KİŞİLİKTİR
Tarih: 21.4.2017 09:46:21 / 488okunma / 0yorum
Erkut ERİŞTİ

Dilerseniz aşağıdaki linki tıklayınız, telefonu vs boş veriniz ve rahatlayınız…

Okumaya hazırsanız, başlayalım:

https://www.youtube.com/watch?v=Q5quHlrbQ9I

“Ölümden ne korkarsın, korkma ebedî varsın!

Ölmek senin değildir, çün nûrun İlâhîdir” demiş Koca Yunus (ks).

Edebiyatımız sayısız örnekle dolu ölüm gerçeğine dair hakikatlerin gönülde açılması konusunda.

Ama işte, “gönül” dedik ya, o öyle dile geldiği gibi tesir etmiyor tendeki (!) yere.

Sahi, gönül tende mi?

Yine Hazret Yunus (ks) dokunmuş teline gönlün:

“Ten fânidir can ölmez, gidenler gene gelmez.

Ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil”

Yunus´u anlamak için Yunus olmak gerek belki, anlar gibi olmaya da razıyız, lâkin hangi emekle, hangi yüzle?

Şair de (Abdülhâk Hâmid) tıkanmış, bu kadar söylemiş:

“Aklımız ermiyor hayata ki biz,

Edelim mevtin aslını idrâk…”

Hâmid başka bir şiirinde adeta feryad ediyor:

“Lâhût nedir, nedir ya nâsût,

Feryâdıma karşı emr-i meskût?

Yarabbi nedir bu tahta tâbûd,

Olmaz mı ukûl bunda mebhûd?

Ölmek diyoruz nedir bu tâbir,

Cânân mı ede bu hâli tefsir?...

Etmez mi bu hâl câna te´sir?...

Kılmaz mı bu i´tikâdı teğyir?”

Oysa, ne kadar çırpınsa da insan, felsefî kuyulara da dalsa, bilimin rehberliğinde (!) ölümsüzlük ilacı da arasa çaresizce, kaçış yok, ölüm var…

Ölürken, her an ölürken biz, koşarcasına ölümün kollarına atılmakta iken, yanımızda hiçbir kimseyi de götüremiyoruz…

Mezarlar bile tek kişilik!

“Ama…” demek faydasız…

***

Nâbî haklı! Şu beyitler onun:

“Zemîn bisât-ı kader çarh hayme-i ´azamet

Nücûm-ı sâbit ü seyyâr meşal-i kudret

Cihân netîce-i cûd-ı hazâ´in-i rahmet

Sahâ´if-i suver-i kevn nüsha-i hikmet”

Yani diyor ki şair: Yeryüzü bir kader yaygısı, dünya Allah´ın azametinin çadırı, sabit ve seyyar yıldızların kudret meşaleleri, cihan Allah´ın rahmet hazinelerinin, cömertliğinin neticesi; yaratılış sayfaları ise yaratıcının hikmet nüshalarıdır.

Kime diyor? Ah, kime diyor, kime?

***

“Dünyâ denî durur ana dânâ dayanmaya

Bâd anlayan bu hâki zihî pâk-dîn ola”

Beytinin sahibi Şeyhî, dünyanın alçak olduğunu, bilinirse ona bel bağlanamayacağını, dünya hayatının rüzgâr gibi geçiciliğini anlayanların dinlerinin saf olduğunu söylemekte.

Bu da 16. yüzyılın şairler sultanı Bâkî´den:

“Felegin kasr-ı dil-âvizine meftûn olma

Nice mirâsa girüpdür bu sarây-ı fâni”

Yani: Feleğin cazip köşküne tutulma, bu fani sarayın varisleri pek çoktur!

***

Ve o hayat, ömür denen şey vefasızdır. Ahmed Paşa nasıl anlatıyor, bakınız:

“Anı ki cân u cihândan azîz sanırdık

Dirîg ömr gibi bî-vefâ imiş bildik”

Nâbi´den ve özellikle şu beytinden bahsetmeden olmaz:

“Çok da mağrûr olma kim meyhâne-i ikbâde

Bir hezârân mest-i mağrûrun humârın görmüşüz”

Biz de ara sıra hatırlarız, sadık okuyucu bilir. Diyor ki Nâbi şiirinde:

(Talih meyhanesinde -geldiğin yüksek mevkilerde- çok da gururlanma çünkü biz gururdan sarhoş olanların binlercesini daha sonra sersemlemiş halde görmüşüz.)

Dinlediğiniz eserin güftesi de buydu, fark ettiniz mi?

***

Unuttuk.

Fark etmemeye başladık.

Zıvanadan çıktık iyice.

Nicedir, iğrenç ve zalim ve zavallı Batı´nın oyuncağına döndük, onurumuzu çiğnettik defalarca.

Bu çukurdan çıkmak istiyorsak eğer, aslımıza döneceğiz.

Aslımıza dönmeden Ebedî Vatanımıza dönersek, halimiz perişan…

Peki…

Nâbî ile bitirelim, olur mu?

"Bâğ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüz" diyordu ya… Açalım…

Doyumsuz bir izah için kendinize altı dakikalık bir hediye daha takdim ediniz ve linke tıklayınız:

https://www.youtube.com/watch?v=r6X23WruYZQ

Bestesini dinlediğiniz eserin (gazel) tamamı şöyle:

Bâğ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüz

Biz neşâtın da gamın da rûzigârın görmüşüz

*

Çok da mağrûr olma kim meyhâne-i ikbâde

Bir hezârân mest-i mağrûrun humârın görmüşüz

*

Top-ı âh-ı inkisâre pây-dâr olmaz yine

Kişver-i câhın nice sengîn-hisârın görmüşüz

*

Bir hurûşiyle eder bin hâne-i ikbâli pest

Ehl-i derdin seyl-i eşk-i inkisârın görmüşüz

*

Bir hadeng-i cân-güdâz-ı âhdır sermâyesi

Biz bu meydânın nice çâpük-süvârın görmüşüz

*

Bir gün eyler dest-beste pây-gâhı câygâh

Bi-‘aded mağrûr-ı sadr-ı i´tibârın görmüşüz

*

Kâse-i deryûzeye tebdîl olur câm-ı murâd

Biz bu bezmin nâbîyâ çok bâde-hârın görmüşüz

***

Var ol ey okuyucu…

 

 

Anahtar Kelimeler: MEZARLAR, KİŞİLİKTİR
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Ne Öğrendin (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Kutuplaşmayın; (20 Nisan 2017 - Perşembe)
Havadan sudan; (28 Şubat 2017 - Salı)
İşler Güçler; (24 Ocak 2017 - Salı)
Hüzünlü 2016 (31 Aralık 2016 - Cumartesi)
Haklı öfke (21 Aralık 2016 - Çarşamba)
Canım gitti (13 Aralık 2016 - Salı)
İŞ HAYATI (06 Aralık 2016 - Salı)
Okumak (29 Kasım 2016 - Salı)
Kadınlarımız (22 Kasım 2016 - Salı)
Seçim (15 Kasım 2016 - Salı)
ADALET (08 Kasım 2016 - Salı)
Yollar izler (01 Kasım 2016 - Salı)
KİME SÖYLEYEYİM (26 Ekim 2016 - Çarşamba)
AR GELİR (25 Mart 2016 - Cuma)
ŞEHİTLER ÖLMEZ (19 Ocak 2016 - Salı)
Öğrenmenin Yaşı (17 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Yaşadık (26 Mayıs 2015 - Salı)
ANA KOKULU (19 Mayıs 2015 - Salı)
KİME NE SÖYLEYEYİM (31 Mart 2015 - Salı)
NEREDEYİZ (21 Mart 2015 - Cumartesi)
Ordu Vizyon (02 Aralık 2014 - Salı)
Helal olsun (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Dedikodu (08 Kasım 2014 - Cumartesi)
Sayfa:

anasayfa1
Bugün
15 °C
Pazartesi
13 °C
Salı
12 °C