Bugün, 16 Temmuz 2020 Perşembe

Yazarın Diğer Yazıları


Şinasi KARA


MERKEZ BANKASI BAŞKANI

.


Merkez bankalarını kaybeden ülkeler ekonomik egemenliğini de kaybeder. Ekonomik egemenlik kaybı, siyasi otoritenin amaca yönelik kullanımına olanak tanır. Bu kural ABD´ de yaşanıyor.

Amerikan Merkez Bankası olarak tanınan FED adındaki bankanın sahibi Amerikan Devleti değildir. FED, 8 banker ailesine aittir. Sekiz aile, FED politikalarını tayin eder. Amerikan Hükümeti, FED´in aldığı kararlara uyar.

Amerikan dış politikasındaki, kararsız ve dengesiz tutumların gerisinde FED sahibi 8 Yahudi kökenli aileler bulunuyor. Bunların başında Rothschild ve Rockefeller geliyor.

TC Merkez Bankası, 1930 yılında yabancı bankere kurduruldu. Hazinenin hissesi, kuruluş aşamasında yüzde 15 idi. Kanun ile hazine hissesinin artırılamayacağı hüküm altına alınmış idi. Bu nedenle, bankanın başlığında Cumhuriyeti kelimesi yoktur. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası yazar. Cumhuriyet kelimesinin sonuna İ iyelik harfi konulmamıştır.

Hazar Türklerinden geldiği için Türk dostu olan, Yahudi kökenli Prof. Fritz Neumark, İstanbul Üniversitesi´ndeki talebelerine ´´Merkez bankanızı millileştirin´´ tavsiyesinde bulunuyordu. Onun talebeleri devlete sahip çıktılar. 1970 yılında Merkez Bankası´ndaki hazine hissesi yüzde 51 seviyesine çıkarıldı. Kanun hükmü ile bu işlemi yapan rahmetli Demirel, şapkasını bir kaç kere aldı-gitti ve geldi.

Bankerler, Merkez Bankası´nı kaybetmenin acısını Demirel´e pahalı ödettiler. Ekonomiyi sıkıntıya soktular. Demirel ´´25 sente muhtaç kaldık´´ diyordu. Ülkede kaos yarattılar. 1980 darbesi bankerlere ümit oldu. Ancak, rahmetli Demirel, Zincirbozan´daki hapishaneden ´´vatana ihanet suçu işleniyor´´ diye seslenince, darbeciler Merkez Bankası´na dokunamadılar.

2001 krizinin gerisinde de Merkez Bankası´nı geri almak arzusu vardı. Krizi 1994 yılında başlattılar. 2001 yılında sorun zirve yaptı. Devlet iflas noktasına getirildi. Bankerlerin adamı Kemal Derviş kurtarıcı olarak takdim edildi.

Bu ülkenin haini çoktur. O dönemde Kemal Derviş´i yere göğe sığdıramayan bir medya ordusu vardı. Kemal Derviş´in gerçek misyonu ise Merkez Bankası´nı bankerlere geri almak idi. Rahmetli Demirel´i geçemediler. Sadece ´´özerk olsun´´ kuralını koydurdular. Kulağa hoş gelen özerk tabirinin gerisinde, nasıl olsa biz bürokratları hallederiz düşüncesi yatıyordu.

2002 yılında Başbakan olan R.T. Erdoğan´a durum anlatıldı. Başbakan Erdoğan, hazine hissesini yüzde 54´e çıkardı ve kar dağıtılmayacak prensibi koydu. Zira, bankerler dolaylı yoldan yüzde de 19 oranında ve ING Bank aracılığı ile Merkez Bankası hisselerine sahip idi. İNG bankın gerçek sahipleri ise Rothschild ailesidir.

Merkez Bankası 2017 yılına kadar kar dağıtmadı. Dağıtılmayan karların gerçek sahibi hazine idi. Bilançoda görünen birikmiş karın hazineye devredilmesi konusunda geçen yıl Mart ayında yazı yazdım. Farkına vardılar.

Hazineye aktarım, bu yıl gerçekleşti. Ancak, Başkan bankerlerden taraf tutumunda ısrar ediyordu. Görevden alınmalıydı. Zira bizim merkez bankası geleneğimizde, milli anlayış vardır. Bu anlayışa ters düşen başkan görev yapamazdı. Yapamadı.