MECNUUN !
..
Tarih: 20.4.2016 09:44:41 / 982okunma / 2yorum
Özge ÇARKÇI

       Kılıfından çıkmak istemeyen nazlı bir çift gözlük camı.. Sarsa ipi, düğüm düğüm boğazını. Kötü şeyler okumaktan mı ürker, neyi görmekten kaçar bilinmez. Birileri daha fazla tatsın diye hayatı, onu öyle yapmışlar, bilmez. Fikirleri hep mi hep kulak arkası..

     "Canavarca hislerle işlenmiş" tabiri ceza hukukunun en samimi cümle kesitlerinden, hatırladığım. Bir keresinde bir canavar görmüştüm, çocuktum. Anneminde tabi gizli güçleri vardı o zamanlar, kolay atlatmıştım. Sonra büyüdüm, baktım kanunda da yeri varmış benim parlak kırmızı gözlü canavarın. (galiba öyleydi) Meğerki herkesin canavarı kendine canavarmış(!) 
      Zaman olur herkesin normal karşıladığını esefle kınarsın sen. (Şimdi yanlış anlaşılmasın, ciddi anlamda bir kınamaktan bahsediyorum.) Çünkü senin canavarın, insan suretinde hiç görünmemiştir de ondan. Ne ummaktır, ne bulmaktır bu akıllım. Hayal kırıklığıdır, ne bileyim işte, karışamamaktır sokaklara ve gökkuşağındaki herhangi bir rengi tutamamaktır.
      Milyarlarca insan.. Herkesin türlü türlü işi, gücü, ekmek kavgası , savaşı, diplomatik barışı, hastalığı, bilmem nesi.. E tabi başedemiyoruz kimi zaman tüm bunlarla. Bu sefer birbirimizin üstüne basa basa yürümeye karar veriyoruz. Önce parmaklarımızın ucunda ilerliyoruz, minimum acıtarak. Sonra bir alışkanlık rüzgarları esiyor ki sormayın. Yol gitsin de altta kalanın canı mı çıkar, Allah da belasını mı verir, bilinmez.
       Hangi çocukluk travmasından sebeptir toplumun başına kalışı, çok saygıdeğer canavarca hisleriniz. Soyut ve somut altılı yedili ilerleyişinizin bir hikayesi mutlaka olmalı. Kaç kilometre daha taşımalıyız sizi, beynimizin sırtında? Kaç aylar ve yıllar .?
       Sizden biri mesela; bir körpeyi tabiri caizse parça pinçik eder. Sonra yine sizden biri, okumaya gerek dahi duymadığım bir şekilde namlusunun ucuna koyar sizden birini. Sonra sizden birileri izler bunu; kah çıtasını yükseltir , kah çıtasını alçaltır. Hepiniz, siz olursunuz; biz ise, sizin bilinçaltı esiriniz.
       Yalan dünyaya en çok yakışan siz mısınız yoksa biz mi? Evet, biz biraz az kaldık; siz, binlerle çiçek açtınız. Sizin bereketli dikenleriniz, biz samimiyetlerimize az batmamıştır. Kimileriniz küçümsemede ustalaştı. Kimileriniz ise "işime nasıl gelirse" tomurcukladı.
      Kimileriniz, kimilerimizin tatlı tatlı yaralarını da kaşımıştır mutlaka. Böyle böyle çok "Allah razı olsun" da kapmışsınızdır. Peki bu fikirde de canavarca hisler yok mu Allah aşkına? "Düşüyor musun, beter ol" diyenin gözlerindeki parlak kırmızı ışığı görmüyor musunuz? Hırsından gözlüğü kılıfına sarılanlara ne demeli?
      Biz, ne bileyim işte, küçükken kötü bir şey yapınca, çok ayıplandık da daha geçmedik kıyısından köşesinden öyle şeylerin. Biz, öyle kitap filan okuduk. Bazılarımız güzel şiirler yazdı, güzel şarkılar söyledi. Bazılarımız gemi bekledi, ama çok bekledi. İşte çiçek sevdi kimilerimiz, bir hayvan bile değil, put gibi duran bir çiçeği sevdi. 
      Dört duvar arasına kendilerini saklayanlar var aramızda. Ne iyi insanlardır onlar. Siz olanlar yüzünden, kendi hapishanelerinde özgürlük bekleyip, kusarlar kendi mahkemelerine içlerindekileri. Genelde yazarlar onlar.. Konuşmaktan fayda görmeyenler, çoğunlukla yazar çünkü.
      Siz, bizi, canavarca hislerinizle öldüredurun. Bizim de beklediğimiz bir gemi vardır elbet gelecek..
Anahtar Kelimeler: MECNUUN
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa:

anasayfa1
Bugün
15 °C
Pazartesi
13 °C
Salı
12 °C