Yazarın Diğer Yazıları


Kenan ÇAKMAK


Malazgirt ve Büyük Taarruz

Tarihimizin önemli Kader anlarından biri de Malazgirt Savaşı'dır.


Selçuklu sultanı Alparslan bu savaşta Doğu Roma ordularının yenerek, Türklerin Anadolu'ya Egemen olma sürecini başlatıyordu.
Batılılara göre bu; Türklerin Batı dünyasında meydan okumasının başlangıcıydı.
Medeniyetler savaşı kaçınılmazdı.
 Türklerin, batıya baskılaması, Kuşatması, Batı yönünde ilerlemesi, Orta Avrupa'ya kadar girmesi 600 taneden fazla sürecektir.
Anadolu, Miladi on ikinci asırda türkleşmişti. Ilk defa İtalyanlar bu ülkeye 'turchia' diyeceklerdi.
Malazgirt ile başlayan süreçte Selçuklular'ın, İstanbul  kapılarına dayanması bir gün Haçlı Seferleri'nin önemli nedenlerinden olacaktır.
Türkler tarihinin en büyük Devleti'ni Anadolu'da kuracaklar da nokta Osmanlı Devleti, 16. Yüzyıl sonlarında yaklaşık 23 milyon kilometreye hükmediyorlardı.
Anadolu, Malazgirt Savaşı ile Vatan olmaya başladı. Insanlık tarihinde Anadolu'da en uzun süreli egemenlik Kuran biziz. Şüphesiz ki Bedeli ağır olmuştur, olmaya da devam ediyor.
Profesör Osman Turan'ın Bir değerlendirmesini de önemli buluyorum:" Selçukluların zuhuru, �slam dünyasına ve Anadolu'ya hakim olmaları, Akdeniz sahillerine çıkmaları, Türk, İslam ve Cihan tarihinin dönüm noktalarından birini ve Malazgirt Zaferi de bu dönüşümün başlıca bir merhalesini teşkil eder. Zira bu oluşum ile bir yandan İslam dünyası iç burhanlardan ve Bizans'ın istila tehditlerinden kurtuluyor Kurtuluyor; öte yanda İslam kavimleri ve Medeniyeti de Türklerin taze kanı kudreti ve kahramanlığı ahlak Fazilet ve idareleri sayesinde Hayatiyete kavuşuyor, Türk islam Tarihi yeni bir yükselişe erişiyordu. 
Bilinmelidir ki bu coğrafyada hükümran olanlar Birlik bütünlük ile içinde Çağın Evrensel değerlerinin temelinde, her alanda çok güçlü olmak zorundadır. Güçsüz, çağdışı olanların milli bilinci zayıf bulunanların buralarda yaşama şansı yoktur. Bu topraklar herkesin hediyesidir.
Osmanlı Devleti'nin Batı karşısında Viyana önlerinden orta Anadolu'ya kadar çekilmesi ise 200 yıl sürecektir.
Türk milleti için belki de tarihinde en zor yıllar 20 yüzyılın ilk çeyreğinde geçmiştir. 
Balkan Savaşı, I Dünya Savaşı, Milli Mücadele, kesintisiz 10 yıl sürdü, Türk milleti tam bir yaşama egemenlik ve bağımsızlık kavgası verdi. Dünyada hiçbir milletin dayanamayacağı ağır Savaş şartları sonrasında küllerinden yeniden doğdu.
 19 ve 20 yüzyıl Avrupa'sında bilmeden, bize olan bakış açılarını anlamadan, bu savaşların ayrıntılarına inmeden, Milli Mücadele ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kıymetini de anlayamayız.
Mondros ateşkesine, Paris Barış Konferansı'nda bize sunduklarını, bize bakış açılarını, bizim için konuştuklarını, sevr' i, Anadolu'da, İstanbul'da milletimize yapılanları O günkü şartlarımıza bilmeden varoluş kavgalarımızı devletimizin kıymetini takdir edemeyiz.
Balkanlarda bize yaptıkları insanlık dışı eylemleri Batı Anadolu'da tekrarladılar. 
Eylemler insanlık açısından tiksindirici ve vahimdi. Yalnız Bilecik'te 1618 ev yakılmıştı.
Geri kalanın yarısı kullanılabilirdi noktan Bilecik'te tüm camiler ateşe verilmişti. Söğüt kül yağı mıydı. Bursa'da Ulu Cami bombalarla tahrip olmuştu.
Kadınlara, çocuklara yapılanları yazmak istemiyorum. Namusumuz, geleceğimiz, şerefimiz, topraklarımız kirlenmişti.
Alaşehir'de 4500 evden 4350 si yakılmıştı.
Yol kenarlarında insan, at virgül ve ve leşlerine rastlanan hendeklerin dolu olduğu Manisa 2 gün 2 gece yanmıştı. 
Aydın'da şehit edilen sivil sayısı 4 bindi. 28089 Cami yakılmıştı.
Lord Kinross'tan okuyalım; Yunanlılar Birgül yakma yıkma ırza geçme ne varsa hepsini yaptılar; katliama kadar. Bu insana tiksindim Lan bir barbarlık ve canavarlık rekoru idi. Hani Türklere Barbar denirdi. Yunanlılar bütün Barbarlık ölçülerini açmışlardı. Türklerin geçtikleri vadinin havası yanık kavrulmuş insan ve hayvan leşleriyle açıktaki ölülerden yükselen kokularla insana ütü veriyordu. 
Gazi Mustafa Kemal Paşa önderliğinde Türk milleti yüksek ruh hali, imanı, genleri ile tekrar ayağa kalkacaktır.
Sakarya Savaşı ile Yunan ve batı saldırganlığı durdurulmuş, yüzyılların gerilemesi durdurulmuş Birgül Türk'ün sarkacı yeniden yükselmiş, yeni bir Ergenekon gerçekleşmiş, Kaderimiz tersine dönmüştür. 
Büyük taarruz'da Malazgirt gibi 26 Ağustos'ta başlamıştı. Malazgirt ile Anadolu'ya girilmiş Büyük Taarruz ile kalınmıştır.
 Gazi Paşa komutasında Büyük Taarruz başlıyor " Başkomutan Meydan muharebesi'nde Yunan Ordusu büyük Bozguna uğratıldıyordu.
Gazi, tırnak içinde Ordular," ilk hedefiniz Akdeniz" dediğinde; tüm dünyada şaşkınlık yaratan büyük bir hızla Karlofça dan bu yana tekrar Batı yönünde yürüyorduk. 
Hızla ilerledik, Ordu 3 günde 150 kilometreden fazla yol yürümüştür. Ayaklarında Sağlam ayakkabı olmayan ya da çıplak ayaklı Mehmetçik ne hızlıydı Çünkü Yunanlılar her yeri Yakıp Yıkıyor, Öldürüyordu. 
9 Eylül 1922'de Anadolu'da Yunan Ordusu ve yerli işbirlikçileri kalmamıştı.
Gazi Mustafa Kemal Paşa, yakın arkadaşlarını tüm mehmetçiklerin saygı ve minnetle anıyor, Fatihalarımızı gönderiyoruz. 
Tarih geçmişten ziyade geleceği okumaktır. Biz Müslüman türkleriz.
 Bu kimliğin Dünyadaki siyasi ifadesi, abidesi, Bağımsız Türkiye cumhuriyeti'dir. 
Değer mi bilelim Allah'ın ipine sarılalım. 
Rabbimiz devletimize milletimize düşkünlük göstermesin.