Bugün, 16 Temmuz 2020 Perşembe

Yazarın Diğer Yazıları


Mustafa KÖKSAL


LÜTFEN!

..


   
    Benim çok sevdiğim bilgisine inandığım yerel gazetelerde iman adına yazan alnı secdeli dostlarım, ne oldu da 23 Nisan çocuk bayramı iptal oldu?
    Şehitler içinse önünde saygı ile eğilelim edenlerin. O zaman müsrif israf sapık Suudi kralı gelince niye top atışı oldu, neden bu sapık evlenme programları, müzik eğlenceler, niçin Survivar devam her gece de iptali olmaz?
    Anladım, ülkemin bir çok ilinde adına "oğlancı" diye söylenen şerefsizler her türlü mesleki rozetle küçük çocukların kıçında, rezillik diz boyu. Ama bu sapık "oğlancılar" için bir gün olsun bir cümle yazmadınız, bunların yaşandığı mekanlar yerle bir edinsin Türkiye´nin utancı yakılsın diye yazamadınız. Allahıma şükür Ordu ilinde bu rezillerden şükür yok, olsa zaten o insanın yaşama köşelerde yazma zevkini sizlere yaşatan kalemlerinizin ucumu bitti, yoksa kalem mi? Konu bu olunca bilgisayarınızın bozulası mı geldi tuşlarının? Ortada mağdur bebeler var bademlenmiş, tüssü yapılmış çocuklar var iken, bu acısını giderecek bir günü var ve o da iptal...           

      Alnı secdede köşesinde yazanım, iyi dinle, bunları sarhoş serseri yapınca "oğlancı", bu adına hocayım diyen sapık yapınca badem "leme"....Bunları bilelim sayın kalemler ona göre saygı duyalım. Allah biliyor ya bunu da derler hocanın bademi tüssü gibidir tecavüz sayılmaz, ama serserinin ki tecavüz olur ki "oğlancılık" damgası yer. Kardeşler bende bu konuda aydınlanmak isterim. Kaleminiz yoksa alalım, ucu yoksa traş verelim de birde bu pencereden yazında, "badem ile", "oğlan"cılık arasındaki farkı anlayalım. Bu bayram da olmayınca, çocukların acısı, isyanı yine açık alanlara olacak, tribünlere değil, kapalı kapılar ardına kaldı desene yavrular zaten bakan hanımda rica etti yazmayın görmeyin diye, tüh...
ÖĞRETMEN OLMAK?
    Ne onurlu ne güzel ne dikkat edilecek bir meslek oldu öğretmenlik, şu son günlerde yaşananları okuyunca ülkemin her şehrinde.. İster okulda ister üniversitede ister dernekte ister cemaat adı altındaki iş hanelerde öğreticilerin çocuklar üzerindeki yaptıkları akıl almaz, iğrenç porno oyunlarından sonra ne zor iş yapıyormuşuz dedim bir an..
    1980 de başladığım ve tam otuz yıl sevgi saygı gördüğüm çok değerli dostlar ile beraber olduğum her okulumdan alnımızın akı ile çıkabildiğim bu ilin de dik gezebilmek kadar harika ne olabilir ki? Hayatınızda olan bir çocuğun bir örgencinin atacağı çamurla batacağımız anları ne bize ne çocuklarımıza nede aileme göstertmeyen rabbime şükür.
    Ben Eyüplü´den sonra geldiğim İmam Hatip okulunda çok uzun yıllar Almanca dersi verdim. Arapça, Kuran, Hadis değil,çok şükür olduğum mekanlarda birkaç iz bıraktık, başarılı işler yaptık, ama arkamızda kir bırakmadık, oradaki ve diğer okullardaki arkadaşlarımın da yüzünde sevilen gülünen insan kaldık.
    Bir iftira bir yanlışlık üzerimize konsa idi, ne yapardım diyorum. Şükür bugün Türkiye´nin her bölgesinden öğrencilerimiz bizi arıyor, soruyor davet ediyor..
    Facebook görünce yazıyor? Mutluluk bu.