Bugün, 16 Temmuz 2020 Perşembe

Yazarın Diğer Yazıları


Kenan ÇAKMAK


LOZAN TÜRKİYE´NİN TAPUSUDUR


Lozan Barış Konferansı ve Antlaşması´nın 94. yıldönümünde, kuruluş senedimizi yeniden değerlendirmek önemlidir.

Bu antlaşma, devletimizin hukuki temelidir.

Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı´nı hukuk temelinde sonlandıran bir belgedir.

Lozan´ı iyi anlamak için, ?´Şark Sorunu´´nun başlangıcına kadar gitmek gerekir.

Batılı güçler, ?´Şark Sorunu´nu, Türklerin Avrupa´dan atılması hatta Anadolu´daki egemenliklerine son verilmesi amacına dönüştürmüşlerdir.

Özellikle İngilizlerin, bu politikada başı çekmesi, Devlet-i Aliye-yi Osmaniye´nin işini zorlaştıracaktır.

Her zaman söylüyoruz ki, Milli Mücadele aslında Balkan Savaşları ile başlayan bir ölüm kalım kavgasıydı. 10 yıl sürecektir. Lozan, bu süreci bitiren bir antlaşma olarak değerlendirilmelidir.

Lozan, ?´Şark Sorunu´´ ?´Sevr Projesi´´ ile birlikte ele alınmalıdır.

Sevr, ölüm fermanımızdı. Batı, tarihimizin en ağır cezasını bile kesmişti.

Milli Mücadele kelimenin anlamı ile mucizedir. Mondros ve Sevr´e karşı dünyanın gördüğü en asil en destansı direnişlerden biri yapılmıştır.

Savaşı, emperyallere, taşeronlarına ve yerli işbirlikçilerine karşı kazanmıştık ama zaferi masada taçlandırarak tamamlamak gerekiyordu. Doğrusu işimiz çok zordu.

Lord Curzon, görüşmelerin başında İsmet Paşa´ya şöyle diyordu: ?´Yunanlılara karşı zaferinize diyecek yok, fakat müttefiklere karşı muzaffer olamadınız.´´

Lozan´da salondaki yerimiz bile kasıtlı olarak kötüydü. Bizi bir hafta Lozan´da bekletmişler, psikolojik savaşa girmişlerdi.

Batılıların temel zihniyeti; ?´Türkler , son savaşı kazandıkları için Sevr´de bir ölçüde değişiklikler yapılacaktı.´´

Yüzyılların sorunları masadaydı, diplomatik bir savaş için deneyimimiz yoktu. Karşımızda koca bir Batı alemi vardı. 10 yıllık savaş bizi çok yormuştu.

Lozan Konferansı, tam 166 gün sürecektir. Birkaç kez savaşın eşiğine gelinmiş, önemli krizler yaşanmıştır. Sinir bozucu bir diplomasi savaşı sürmektedir.

Lozan toplam 143 maddedir. Bazılarının iddia ettikleri gibi gizli maddeleri yoktur.

Bazı konularda Ankara istediği sonuçları alamamıştır.

Bazı sorunlar, Lozan sonrası çözüme kavuşacaktır.

Şüphesiz ki Lozan´ı yorumlarken ülkemizin ve dünyanın o zamanki güç dengelerine ve koşullarına bakmak gerekmektedir.

Türkiye, Lozan´a giderken, Kapitülasyonlar, Ermeni konusu, ordumuza sınırlama getirme konularında asla taviz vermemek amacı ile gitmiş ve de başarıya ulaşmıştır.

Şunu önemle belirtelim ki, her türlü kapitülasyonlardan kurtuluşumuz büyük başarıdır. Ayrıcalıkların kaldırılması ile yüzyılların kamburu ortadan gitmiş, gerçek anlamda bağımsızlığımız sağlanmış, onurumuz kurtulmuştur. Yargımız, maliyemiz, gümrüklerimiz, güvenliğimiz, siyasetimiz gerçek anlamda bağımsızlık temeline oturmuştur.

Lozan ile´´ Misak-ı Milli ?´ büyük ölçüde gerçekleşmiştir. Lozan ile Sevr arasındaki toprak alan farkı 300 bin kilometre karedir.

İstanbul, boğazlar, Batı Trakya, D. Anadolu, Akdeniz, Güneydoğu Anadolu yeniden vatanımız olmuştur.

Lozan´ın imzasından 2.5 ay sonra Türk ordusu, binlerce Türk´ün gözyaşları ile sevgi seli altında İstanbul´a girecek sonra on binler, Ayasofya´da secdeye kapanacaktır. Bazı kardeşlerimiz Lozan ile İstanbul´a girildiğini unutmasınlar,  Lozan´a göre; işgalci Batılılar, Lozan´ın resmi onayından sonra İstanbul´u boşaltacaklardı.

Nüfus mübadelesi bile başlıbaşına önemli bir konudur. Sonuçlarını iyi değerlendirmek gerekir.

Lozan ile ilgili çok şey söylenebilir. Bazı konularda neden istenen sonuçlar alınamadı, tartışılabilir.

Lozan Cumhuriyet Türkiye´sine giden yolları açmıştır. Milli devletin temeli atılmıştır. Milli egemenlik güçlenmiştir.

Ülkemizin, değişim ve dönüşümü yolunda önemli bir kilometre taşı olmuştur.

Batılılarla yüzyılların karmaşık hesapları büyük ölçüde kapanmıştır . Şurası bir gerçektir ki, Batılıların şuur altında ?´Şark sorunu´´ ve ?´Sevr Projesi´´ zihniyeti günümüzde de devam etmektedir.

Türkiye, her şeye rağmen büyük bir devlettir. Çok stratejik bir coğrafyanın egemenidir. Türk milleti de farklı bir yapıda, yüksek değerlere sahiptir. Bu topraklar ve milletimiz her zaman Batı´nın hedefinde olacaktır. Bu bakımdan son derece uyanık, şuurlu, her alanda güçlü ve bütünlük içinde kalmak hayatidir.

Lozan, bazı eksikliklerine rağmen, başarılı bir siyasi, diplomatik sonuçtur.

Yazımızı ünlü Time dergisinden iki değerlendirme ile bitirelim. ?´ Lozan´da Hıristiyan medeniyeti çarmıha gerildi.´´ ?´Lozan Antlaşması, Türkiye´yi yaka paça Avrupa´dan atmak yerine, Avrupa´yı Türkiye´den attı.

Allah´ın yardımı üzerimize eksik olmasın.