Bugün, 27 Eylül 2020 Pazar

Yazarın Diğer Yazıları


Kenan ÇAKMAK


İZLER VE ÇİZGİLER

.


Son zamanlarda TRT belgesel kanalı takip ediyorum.

Çok ilgi çekici belgeseller izliyorum.

Bugünkü yazımızda iki belgeselden bahsetmek istiyorum.

“İzler ve çizgiler” adlı programda, Makedonya konu edildi. Duygu dolu anlar yaşadığımı söylemeliyim.

Makedonya, Balkanlarda Osmanlı Devleti’nin uzun süren egemenlik alanlarından biriydi.

Balkanlar, Devlet-i Aliye-yi Osmaniye’nin en çok önem verdiği stratejik topraklardı.

Bu coğrafyada, hoşgörülü, adil, çağların ilerisinde bir yönetim sergiledik. Orada medeniyetimizin izleri, Batılıların kasıtlı tahribatına rağmen devam ediyor.

Makedonya’daki mimari tarzımız, camiler, köprüler, sosyal kurumlar, raflardaki, mutfaklardaki ürünlere kadar her şey izlerimizi taşıyor.

Şurası net ki etki alanımız, Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar devam ediyor. Bu muazzam bir güç ve zenginlik.

Ezanın, Manastır semalarında yankılanması çok hislendirdi doğrusu.

Bu arada TİKA denilen kuruluşumuzdan da gururla bahsetmemiz gerekiyor.

TİKA’nın açılımı, “Türk İşbirliği Ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı” demek.

1992’de kurulmuş, bugün dünyanın her tarafında 150 ülkede faaliyet gösteriyor.

Ademoğlunu ilgilendiren her alanda proje üretiyor. Büyük hizmetler yapıyor. Ülkemin adına gurur verici işlere imza atıyor.

TİKA, Makedonya’da bizden kalan tüm eserleri onarıyor, düzenliyor, halka da yardımlarda bulunuyor.

Gazi M. Kemal Atatürk’ün okuduğu Manastır Askeri İdadisi’ni mükemmel düzenlemişler.

TİKA, kelimenin anlamı ile Makedonya’yı bize açık tutuyor.

Bölgede Türkler çok seviliyor.

Program içindeki bir cümle çok manidardı: “Makedonya’da olmak, akraba ziyaretinde bulunmak gibi.”

Makedonya’da hatıralarımız yaşıyor, evladı-ı Fatiha’nın ruhu dolaşıyor. Türkiye’den seslendiğimizde, TİKA’nın her projesinde, oralarda yankılanıyor gücümüz sesimiz.

Türkiye, Türk-İslam coğrafyasının anahtar ülkesidir, başıdır, gövdesidir.

Batı’nın emperyalleri, bu gerçeği bizden iyi biliyor.

Biliyorlar ki, “Türkiye, Türklere bırakılmayacak kadar önemli bir ülke” diyorlar.

Sen, isminin, tarihinin, gücünün, kimliğinin, potansiyelinin, dinamiklerinin farkında değilsin ama, adamlar farkında.

Dilerim ki, öncelikle tarih, kimlik bilincimiz, aklımız, ruh kökümüz geri gelsin.

Bir gün uyanacağız, ayağa kalkacağız, bunu biliyorum, hayal ediyorum.

Biz, tüm insanlığın kurtuluşuna, mazlumların çığlığına, tarihsel misyonumuza, yine bayrak açacağız.

Buna çok inanıyorum.

 

UMUDUN TOPRAĞI

23 Temmuz gecesi, Erzurum Kongresi yıldönümü nedeniyle, TRT belgesel kanalında “Umudun toprağı” adlı bir program yayınlandı.

Gururla duygulanarak izledim.

Başta Kazım Karabekir’in kızı Timsal Hanım olmak üzere, ilim adamları Erzurum Kongresi için güzel değerlendirmeler yaptılar.

Kongre, milli mücadele içinde özel bir yere sahip.

Kurtuluş Savaşı’nın gerekçeleri, ana stratejileri, M. Kemal başkanlığında, halkın temsilcileri ile birlikte, burada belirlenmiş, milli kongre öncesinde önemli bir ön hazırlık olmuştur.

Kongre, tamamen sivil bir inisiyatiftir, halkın olayı sahiplenmesidir.

Erzurum Kongresi’nden, güvenlik gerekçesi nedeniyle, fazla resim yoktur ama belgesel içindeki resimler, çok etkileyiciydi. Tüm toplumun izlemesini isterdim.

1919 koşullarını bilmeyenler, Milli Mücadele’nin önemini, Türkiye Cumhuriyeti’nin değerini anlayamazlar.

Ne yazık ki yeterli tarih bilincimiz yok.

Okullarımız, Türk tarihini yeni kuşaklara aktarmada başarılı değil. Tarih müfredatı, tarih kitapları ve öğretimi yetersiz.

Sanki kasıtlı bir el, gizli güçler, görünmez hainler, tarihimizi gerçek ve geniş anlamı ile millete aktarılmasını engelliyor.

Cemil Meriç’in sözünü hatırlıyorum: “Tarihimiz tepeden tırnağa değiştirilmelidir. Çünkü tarih kitaplarımız Haçlıların en büyük zaferidir.”

Ayrıca ABD ile yapılan 1949 tarihli “Fulbright Anlaşması”nı hatırlıyorum. Milli Eğitim müfredatımızda Amerikalılar söz sahibi olmaya başlıyordu.

Beynimize, zihnimize, kimliğimize, geleceğimize, hayallerimize karşı açılan planlı saldırılardan kurtulmalıyız.

Hafıza kaybımıza izin vermemeliyiz.

Uyanmanın vaktidir.