Bugün, 28 Kasım 2020 Cumartesi


Yazarın Diğer Yazıları


Sefa BAYRAMİÇ


İŞSİZLİĞİN FAYDALARI

Değerli dostlar ülkemizde işsizlik sorunu yıllardan beri konuşulmakta.


Değerli dostlar ülkemizde işsizlik sorunu yıllardan beri konuşulmakta. Çözülmesini bir kenara bırakalım artık işsizliğe alışmış bir toplum haline geldik. Ülkemizde hiçbir siyasi iktidar işsizliğin arttığını kabul etmez. Ve işsizlik sorununu çözmek adına önemli bir adım atıldığını da söyleyemeyiz. Toplumun en büyük sorunlarından biri işsizlik olmasına rağmen suni gündemler içerisinde bu sıkıntıyı çoğu zaman ört pas ediyorlar. Belki de işsizlik bir sorun değil insan bedenine ve zihnine faydalı bir şeydir(!). Bu yazımı ülkemizin bir avuç (!) işsiz gençlerine ve her zaman işsiz adayı olan bizlere adıyorum.
****
İŞSİZLİĞİN FAYDALARI
İşsizliğin Birinci Faydası: Sabah erken kalkmak zorunda değilsiniz. Evet, istediğiniz kadar uyuyun. Sabah sizi rahatsız edecek bir iş bulunmadığına göre uykunun keyfini çıkarın. Saat 10.00’da uyanıp yeniden uyuyun. 12.30 kahvaltı için ideal. Geniş bir kahvaltı yapabilirsiniz.
****
Serbest Zaman Fazlalığı:” Bugün bir işin var mı? “ diye soran dostlara :”Hayır tabiki” deyin. İşsiz arkadaşlarınızla şehrin yürüyüş caddesinde dilediğiniz gibi gezebilirsiniz.
Sizi düşünen birileri var: Belediyeler hizmet aşkıyla gece gündüz çalışıyor. Kimin için? Tabiiki işsizler için. Tüm işsizlere yetecek kadar renkli boyalı caddelerimiz mevcut. Rengarenk boyanmış sokakların ve kaldırımların tadına ilk siz bakıyor olacaksınız. Sahilde yapılan tarihi heykeller hepsi ve daha fazlası sizleri bekliyor.
****
İş Makinelerini izlemeye gidin (milli sporumuz). Yolda gördüğünüz kepçe, greyder çalışmalarını izlemenin keyfini çıkartın. “Tehlikelidir yaklaşmayın” yazısına biraz daha yanaşarak iki elinizi arkanızda bağlayıp seyredin, kepçenin her bir darbesini. Böylece vaktinizi iyi değerlendirmiş olursunuz.
****
Gece geç yatabilirsiniz. Odanıza kapanıp saatlerce bilgisayarda oyun oynayabilirsiniz. Böylece çalışma ortamının stresinden uzak kalırsınız. Ayrıca ekonomik gelişmeler sizi ilgilendirmez. Çünkü zaten bir ekonominiz yoktur.
****
İşsizlik sosyalleşmenizi sağlar. Sürekli vaktiniz olduğu için bir süre sonra kafayı sıyırıp yakın çevredeki dostlara sarabilirsiniz. Ona buna mesaj atarak insanlardan kendinizi nefret ettirip gına getirtebilirsiniz. Arkadaşlarınızın instagrama attığı hikayeleri ilk siz açın. Bu sizin ne kadar kaliteli bir işsiz olduğunuzu gösterir.
****
Etkinlik :İki buçuk litre kola +pet bardak alın. Yanına çekirdek alın. Sahile gidin. Yere çömelin. Muhabbetin dibine vurun. Ona buna sallayın, eleştirin. Kimsenin bu eleştirileri umursadığı yok. Zaten bu şehirde iş yok deyin. Malezya’da yaşam ucuz. Orada ana dil İngilizce. 2 yıl Malezya’da hoqumualo çiftliğinde çalışıp aynı zamanda İngilizcemi geliştireceğim, sonra da Amerika’ya kaçarım diyerek çakallığınızı kankinize gösterin. Moritanya’da balıkçılar çok kazanıyor. Nevin teyzemin komşusunun oğlu Caponyaya gitti. Çok iyi kazanıyor, deyin. Hiçbir şey olmazsa İstanbul sizi bekliyor olacak. Önce Kadıköy’e gelin. (Çünkü herkes önce Kadıköy’e gelir) Ferhatpaşa’da inersiniz. Az ileride Moda sahili var. İş bulana kadar sahildeki diğer dostlarınızla banklarda yatarsınız. Hem böylece işsiz bir insan olarak sabit bir yerde yaşamanın sıkıcılığından kurtulmuş olursunuz.
****
Ben çocukken Serdar Ortaç “Karabiberim” şarkısını yeni çıkarmıştı. Kenan Doğulu uzun saçlıydı. Saadettin Teksoy helikopterle Kuzey kutbuna inip kutupta namaz kılmıştı. Kuşum Aydın: “Uzaklara uçma kuşum, uçup da gitme yorulursun” demişti. O zamanlar daha çok elektrik kesintisi oluyordu. 1998 yılbaşında elektrikler kesilmişti. Ardından 98 yılbaşı gecesi ufoların elektrikleri kestiği palavrası duyuldu. (trafoya uzaylı girdi) Okulda İkinci tenefüste kantinde sıra oluyorduk.  Çünkü sıcak simit 2.tenefüste geliyordu fırından (hamur işiyle beslenen bir nesil ve sonuçları ortada...) Sonra bir gün okul yönetimi İnek Şaban filmlerini yasakladı. Velilere “çocuğunuza İnek Şaban izletmeyin, küfür öğreniyor “diye tembihlediler. Tarkan “Oynama şıkıdım şıkıdım “dedi ve dünya listelerinde bir numaraya oynadı. Reha Muhtar ve Gülşen sevgiliydi. Medyum Memiş  en iyi medyum benim diyerek Keto’yu canlı yayında dövmüştü. Çaat. Milletvekili olmaktan sıkılıp kendisini Mesih ilan eden Hasan Mezarcıyı da es geçemem. Milli takımın Euro 96’ya katılabilmesi için son maçını kazanması yetmiyordu. Aynı zamanda Macaristan’ın kaybetmesi ve İsviçre’nin son maçta 3 farklı galip gelmesi gerekiyordu (Bu durum hala devam etmekte). Kısacası çok enteresan şeyler gördük. Fakat en enteresan olanı yıllardan beri ülkedeki işsizlik sorununa hiçbir iktidarın çözüm bulamamasıydı.