Bugün, 28 Ekim 2020 Çarşamba


Yazarın Diğer Yazıları


Mustafa KÖKSAL


İnsan

.


İnsan denen varlığı ne hallere getirdik yemin olsun, döndürdük, birde fırıldak ettik. Döne döne yürüttük, her yanı başka başka izlettik, elinde yağlı ekmekler, kimseye bakmadan yemeler, kitabı yok bu tiplerin yemin olsun.

O süvari sanki, insanlar asker, kanun bu mu da, biz bilmiyoruz? Adamların bel bağları da mı gevşek bu kadar olunmaz ki rahat, bende bakacağım özellik ile....

Birde beliniz ince ise, basıp da kırarlar, insan denen varlığı arasan da zor bulursun, birde çekti isen darlığı, acı denen zıkkımı da aramazsın.

Bazen dersin ki, lanet olsun bırakayım her şeyi, asıp baş ucuma insanlığı, bırakıp da gideyim mi?

Ne gezer...

Bazı dostlar var ki yok farkı tilkiden, durmadan eğilen bir tip olunmaz. Çekin çoğunluktan ellerinizi ve o kırbaçları, diyorum. çünkü günahsız insanlarda vuran günahın yaraları.

Tüm anılar un ufak oldu tanımıyorsun ki geçmişini, suçlu kim asıl, insanlar mı, bir avuç yanlış olanlar mı?

Ama yapacak bir şey var mı bilemiyorum, her kalemde yediğimiz kırbaç yarası yağır etti deriyi.

Basıp geçilen insan, yok sayılan gerçek. Ne olur ki bu insanlığa verilecek ilaç, bunca yaradan sonra, inleyen insana...

İnsan ayrılmaz ki, o, bu, şu diye. O ayrım Allah´a olan isyandır, karşı olmadır.

Ama o azınlık hala gülüyor yarınındaki akibetine..

Acıyorum.

Niye mi baktığında hepsi azda olsa insan gibi, maskeli.

Düşman olsa bu denli vurulmaz insana, o seni sevdi ise arkasından hiç dalavere olmaz.

Aslında bizimde köşemizde yaptığımız şu; "sayfanın ortasında bir el, el ile giden masum kelimeler, kalem kalem ince çizgide yazılar aslında yazan elin altında kalmış kara gölge-ler.

Bugünde kirli paran var mı herifte sensin, kralda. Bugün alırsın, kesersin, yersin, gezersin.

Sana ne ki sonunda boynuna ilmik olacakmış onlar, boş ver dememi mi bekliyorsun?

Afiyet olsun. Dünya senin.