Bugün, 15 Temmuz 2020 Çarşamba

Yazarın Diğer Yazıları


Reşit AKDAĞ


HÜZÜN, ZAMAN ZAMAN?

İsterim ki kayıp ülkemizin mor bulutlarla örtülü ikliminde, yalnızlığın büyülü kucağına atılalım, ağırlığımızdan kurtulalım.


İsterim ki kayıp ülkemizin mor bulutlarla örtülü ikliminde, yalnızlığın büyülü kucağına atılalım, ağırlığımızdan kurtulalım.

 

                Şimdi şu şaheseri çalınız (bana eşlik edecekseniz) ama en derin sessizlikle:

 

                https://www.youtube.com/watch?v=52LtWpX1pU8

 

                Söz değil, kalbi delik deşik eden birer ok sanki, ok ki deli dalgalar köpükten değil, kandan?

 

                İşte dinlemeye başladığınız şarkının ölümsüz sözleri:

 

?Hüzün, zaman zaman deli dalgalarla gelir, gönlümün kıyısına vurur!

 

Aşınan kayalar gibi ruhum, suskun, yorgun, öylece durur?

 

                Islak kumlara yazılmış hikâyeler ummana karışır, silinir yavaş yavaş?

 

                Her dalga ömrümden bir şeyler koparır?

 

                Ağır ağır sönen gönlüm sakin koyları özler son kum tanesi olana kadar?

 

                Hüzün, zaman zaman deli dalgalarla gelir, gönlümün kıyısına vurur,

 

                Hüzün, zaman zaman deli dalgalarla gelir, son kum tanesini alana kadar.?

 

                Ahh!

 

                Hüznünü seven adamın bir tek ahh!´ı ile ne deli dalgalar depreşir, ne hikâyeler ummana karışır!

 

                İsmini yazdırma telâşında bedbahtlar ne anlasın, hiçliğin yolcularını?

 

                Son kum tanesini alıp gitmelerin güzelliğine yükselenleri ne anlasın dalgalardan kaçanlar!

 

                Özgürlük, âşk hançerinin paramparça ettiği yüreklerden fışkıran, hüzün dalgalarına binip kim bilir neredeki erişilmez ülkeye ?gitmekte´dir.

 

                Kalan tutsaktır, gariplere yurt olmaz ıslak kumlara kurulan şehirler.

 

                Hikâyeler gibi onlar da silinir, unutulurlar.

 

                Ama âşk öyle değildir!

 

                Ve iki kişilik değildir âşk!

 

                Yalnızlık gibidir; bölüşülür ama eksilmez, bölüşenler çoklanmaz, değerini yitirmez.

 

                Ahh!

 

                Aşınan kayalar gibi ruhum?

 

                Öylesine suskun ve öylesine yorgun?

 

                Sakin koyları özler.

 

                Son kum tanesi olup deli dalgalara kapılana kadar.

 

                Son kum tanesini deli dalağalar gelip alana kadar.

 

                Hüznünü sevene selâm olsun.

 

                Ve sonbaharı.

 

                Ve şimdi vedâ vaktidir:

 

                Hazır mıyız dinlemeye:

 

                https://www.youtube.com/watch?v=pBzChSMMcbA

 

                ?Düşen bir yaprak görürsen beni hatırla demiştin

 

                Biliyorsun seni ben sonbaharda sevmiştim

 

                Her sonbahar gelişinde, sarı sarı yapraklarla

 

                Kuru dallar arasında, sen gelirsin aklıma

 

                Her sonbahar gelişinde, sarı sarı yapraklarla

 

                Kuru dallar arasında, sen gelirsin aklıma??

 

                ?

 

                E, ne diyelim o zaman:

 

                Gözleri sarı olana da selâm olsun!

 

                Ne dedik biz bugün peki?

 

                Ahh!

 

                "Hikmet ehli kimselerin dili kalbini takip eder. Bir söz söylemek istediğinde önce kalbine yönelir. Söz hayır ise konuşur, yoksa susar." (Hasan-ı Basrî (k.s) )

 

                Marifet susmakta, söylenecek her şey söylenmiştir.

 

                O hâlde buyrunuz, iki dakika sessizlik:

 

https://twitter.com/ADG_AKDG/status/1262910478365360131?s=20

 

?Kuşluk vaktine andolsun. Karanlığın çöktüğü vakit geceye andolsun ki, Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da. Muhakkak ki ahiret senin için dünyadan daha hayırlıdır.? (Duhâ Sûresi / 1-4)

 

                 ´´Şüphesiz Allah Doğruyu Söyledi.´´