Bugün, 13 Nisan 2021 Salı


Yazarın Diğer Yazıları


Şinasi KARA


HİLAFET

​​​​​​​3 Mart 1924 günü, Türkiye Büyük Millet Meclisi hilafet makamını kaldırdı.


3 Mart 1924 günü, Türkiye Büyük Millet Meclisi hilafet makamını kaldırdı. Aslında Meclis, işlevi olmayan bir ma-kamı kaldırmıştı.

Hilafet neydi ve nasıl ortaya çıkmıştı?

Hz. Muhammed  Pey-gamber (Allahın Elçisi) ve aynı zamanda devletin başı idi. 632 yılında Pey-gamber öldükten sonra, devlet başkanı seçmek gerekmiş idi. Bedir Savaşı’na katılan sahabelere bu hak tanınmıştı. Saha-beler, Hz. Ebubekir’i halife yani devlet başkanı seçtileri. Bu seçimin, ruhani bir tarafı yoktu. Zira, İslamiyet’te ruhban sınıfı yasaklanmıştı. Hiç kimse peygamberin yerine geçemezdi.

Sosyolojinin ''her dinde ruhani lider olur'' kuralından İslamiyet kendini kurtaramadı. Muaviye döneminde, hilafet makamı, ruhani liderliğe dönüştü. Amaç, Araplar dışında Müslüman olan halkları kolay idare etmek idi.

Kerbela olayından sonra, hilafetin, Hz. Peygamber soyundan gelenlerin hakkı olduğuna inanlar, siyasi parti gibi Şiilik  mezhebiyle ayrıştılar.

750 yılında, Abbasiler, Emevi hilafetine son verdi. Abbasiler dönemi başladı. Abbasi halifeleri, devlet başkanlığı yanında İslamı temsil eden Hilafet anlayışını devam ettirdiler. Ancak, 907 yılında Hz. Ali’nin eşi ve Hz Muhammed'in kızı Fatıma’nın soyundan olduklarını iddia eden Fatimiler,  Abbasileri halife olarak kabul etmedi. Fatimiler kendi ha-lifelerini ilan ettiler. Hilafet iki başlı hüviyet kazandı.

Bir tarafta Bağdat merkezli  Abbasi halifesi (Sünni Halife), diğer tarafta, Mısır merkezli   Fatimi Halifesi (Şii Halife) olarak siyasi yapı ikiye ayrıldı. 

1054 yılına gelindiğinde, Fatimiler Suriyeyi almışlardı. Sıra Bağdat’a gelmişti. Şii Büveyh-oğulları, Bağdat’ı işgal etmiş ve  Abbasi Halifesini  hapsetmişti. Fatimilerin Arap ve Büveyhoğullarının İran kökenli olması nedeniyle, aralarındaki anlaşmazlık yüzünden, Sünni Halifesi yaşıyordu.  Sünnilik bitmek üzereydi ki, Selçuk-lu Sultanı Tuğrul Bey olaya müdahale etti. Sünni Halifesini kurtardı. Büveyhoğulları devletine son verdi. Yerine, Abbasi Halifesini iktidara getirdi.

Halifenin koruyuculuğu, Türklere geçmiş oldu. Selçuklu Laik Devlet Düzeni ile  egemenliğini sürdürüyordu.

1171 yılında, Selçuk-lunun Halep Atabeyi Nurettin Zengi, Ordu göndererek, Mısırdaki Fatimi Hanedanına son verdi. Türkler sayesinde, Hilafet teke düştü.  İslam’ı, Sünni Halifesi temsil etmeye başladı. Türkler, her koşulda, Sünni Halifesini koruyor ve kolluyor. Onun siyasal islamı temsil ettiğine inanıyordu.

Felaket 1258 yılında, Moğol istilası ile geldi. Moğollar,  Bağdatı yağmaladılar. Halife  ve so-yundan gelenleri katlettiler. Fiilen, İslam Devleti ve Halifelik sona erdi.

Halifenin yeğeni Ahmet, katliamdan kurtulmuş ve Mısır’a kaç-mıştı. Mısır’da egemen Memluk Türk Devleti, 1260 yılında, Ahmet’i halife ilan etti. Ahmet’in halifeliği, siyasi bir ma-kam değildi. Memluk-lular, Hilafet makamını kaldıraç olarak kullanı-yor.  Bu sayede Müslümanları bir arada tutacaklarına inanıyor.  Halife Ahmet, dini sembol olarak görev yapıyordu.

1517 yılına gelindi-ğinde, Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim Han ''kılıç hakkı'' olarak hilafet makamını Osmanlı soyuna intikal ettirdi. Ancak bu intikalin siyasi bir tarafı yoktu. Dini sembol olarak anlam taşıyordu. Osmanlı, iki gerçeği birbirinden ayıramadı. Hilafet makamını kullanarak, Müslümanları bir arada tutacağına ilişkin bir  anlayışa saplandı kaldı.

Araplar, Osmanlının halifeliğini kabul etmediler. Hilafetin Haşimi soyuna ait olduğuna dair ısrarlarını sonuna kadar sürdürdüler.  Birinci Dünya savaşında, hali-fenin  cihad çağrılarına, sadece Türkler ve Türk soylu Hindistan halkı (1948 de Pakistan olan Millet) cevap verdi. Araplar ise 1916 yılında,  Halifesine isyan etti.

Osmanlının Mekke Şerifi Hüseyin isyancıla-rın başı idi. Osmanlı yıkılınca,  hain Hüseyin kendini Halife ilan etti. Ancak  Fransızlar karşı çıktılar. Halifenin, Afrika’daki Müslüman sömürgelerindeki halkı temsil etmeyeceğini açıkladılar. Hindistan Müslümanları ve Türkler  hain Hüseyinin Halifeliğini kabul etmedi.

Hain Hüseyin’in İngilizlere ''verdiğiniz sö-zü tutun, Arap dünyasını bana teslim edin'' diye ısrar edince, İngilizler, Hüseyin’in iktidarına son verdiler. Arabistan’ı, Suudilere teslim ettiler.   Suudiler, halife dini temsil etmez, siyasi makam-dır. Kuralını uyguladılar. Hilafet tarihe karıştı.