Yazarın Diğer Yazıları


Reşit AKDAĞ


HATIRLATMA DOZU

Ayrıcalığa alıştırılmışlar nezdinde eşitlik baskı olarak algılanır, adalet ise adeta ölümdür onlar için.



Ayrıcalığa alıştırılmışlar nezdinde eşitlik baskı olarak algılanır, adalet ise adeta ölümdür onlar için.
Verdiği rüşvetlerle ülkeyi zora sokan müptezelin teki ne demişti:
"Bir fahişeye bir de politikacıya bahşişi peşin vereceksin."
Almanya'daki tüccara sözde salgın konusunda bel bağlayanlar her nasılsa konuşturdukça vatandaşın hisselerinin tavan yaptığını, servetine servet kattığını görmezden geliyor. 
Ne edecekti profesör unvanlı şirket siosu, namuslu herhangi biri gibi meydana çıkarak "ben esnafım ey millet, bütün derdim para kazanmak ama 15-20 milyar dolar yeter, artık benim sıvıyı satın almayın!" mı diyecekti?
Ya satın alan, aldıkça alan, halkının aslında olmayan kucak dolusu parasını her saniye o firma sahibinin cebine aktaran politikacıya ne demeli?
Uygun cümleyi kurmakta gerçekten zorlanıyorum:
Bir, iki, üç, dört derken hücrelerine girip yerleştikleri insanın kulağına usulca fısıldayarak bir tane daha vuruyorlar!
"Hatırlatma dozu" komedisiyle elinde avucunda bir tek kulağının arkası kalan yurdum insanını bundan da mahrum ettiler artık.
O andan sonra neler hatırlar bilmem ama bu son teması gel de unut şimdi!
Hakîkat penceresinden içeri bakınca, insanın asıl hatırlaması ve unutması gerekenler böyle radikal biçimde yer değiştirince Rabbine verdiği sözden caydığını ayırt etmesi ne mümkün!
Hatırlaman gereken neydi a azizim?
*
İlaç sektörü büyük küresel pazarlardan biri.
Çocuklar bile biliyor ki devasa şirketlerin temel amacı hastalıkları ortadan kaldırmak veya hastalara şifa ulaştırmak değil, bilakis onları daimi müşterilere dönüştürüp tüketene kadar sömürmektir.
Salgınlar ve sağlık sorunları bunlar için “fırsat”, ne diye tepsinler?
İnsan hayatı; unutturulan bilgeliğe göre kutsal, unutturanlara göre ise (parası bitince) kocaman bir hiç.
Rabbini unutup unutturanı Rab mi belliyor yoksa yolunu yitiren insan?
Doz manyağı ederlerken onu “içinde grafen oksit bulunan o sıvıyla” dolduruyorlar bünyesini.
Bakınız ne imiş grafen oksit?
Yerli ve milli teknoloji firmamızın Web sayfasına gidelim:
https://www.nanografi.com.tr/grafen/
Gördüğünüz gibi 2011'den beri bu günlere hazırlanmışlar. 
Dünyanın dev grafen oksit üreticisi, devlet desteği ve AB'nin hibeleriyle Türkiye'de bir üniversitenin teknokentinde kurulmuş. 
Ne yazıyor Sağlık alt başlığının içeriğinde:
-Hedefe yönelik ilaç taşınması
-Nano robotlar ile vücut hasarının giderilmesi
-Kalp hastalıkları için büyüyen doku polimerleri sayesinde kalp hasarının onarılması
-Nanochip ile çok hızlı teşhis
“2023-2029 döneminde” başlığı altında;
-Beynin bilişsel ve duyusal motor fonksiyonlarına yardımcı beyin-bilgisayar ara yüzleri
“2030 sonrası” başlığı altında;
-6G ve sonrası için kablosuz ağlar,
-Çip üzeri optik veri (On-chip optical data),
-Düşük enerji harcayan “spin logic” elektronik cihazlar,
-Vücut içinde hareket edip hedefini bulan ilaçlar,
-Vücut elektriğini okuyup değiştirerek (Biyoelektrik tıp) ile gerçek zamanlı tedavi
Gerisini siz okuyun, bana masal anlatmayın ama, ben gerçek bir mühendisim, ona göre.
İster misiniz yakında ortaya çıkarılacak sprey aşıyı bu grafen firması piyasaya sürsün?
Grafen/aşı/virüs kodu...
Biz, Hz. İnsan’a, Varlığı Var Edenin insanın fıtratına kodladığına uygun her bilimsel gelişmeye taraftarız.
Ona karşıt olanlara ve peşine takıldıkları şeytana muhalifiz.
Çünkü biz Müslümanız.
Bunu anlayabiliyor musunuz?