Yazarın Diğer Yazıları


Özge TÜKÜÇ


HANGİSİ MİSAFİRPERVERLİK!

    Misafirperverlik, biz Türk milletinin en bilinen özelliğidir.


    Yurdumuzun dört bir yanında, yörenin örf ve adetlerine, kültürüne uygun şekilde misafirler ağırlanır.
    Hatta benim çocukluğumda misafir odası bile vardı evde. Asla kapısı açılmazdı. Ola ki açılırsa evin içinde başka bir dünyaya girmiş gibi hissederdik kendimizi.
    Şimdiler de misafir odası mantığı yok ama misafir tabak- çanağı, çatal- kaşığı, terliği- peçetesi hala durur bir köşede.
    Bunlar hoş güzel şeyler evet ama evimize gelen misafiri yedirip içirmek için zorlanan bütçelere içim gidiyor.
    Hele ki ilk defa geliyorsa o misafir aman Allah'ım patlasın cüzdanlar.
    İyi bir ev sahibi olmanın,  misafiri hakkıyla ağırlamanın kriteri yedirip içirmek mi olmalı? 
    Çeşit çeşit yemekler, pastalar börekler, çayın yanına ayrı, kahvenin yanına ayrı ikramlıklar aman da aman.... 
    İkram yapmaktan sohbeti, muhabbeti unutuyoruz. Kuru çayın yanında güler yüzümüzü, hoş sohbetimizi ikram etsek yetmez mi?
    Hem çeşit çeşit yedirip içiren hem de tatlı dilini esirgemeyen insanlar elbette var. Benim sözüm bütçeyi zorlayanlara. Mahçup olmamak adı altın da bir aylık mutfak masrafını bir gün de harcayanlara.
    Üzülüyorum!  Yapmayın!
    Misafirperverlik; güler yüzdür, hoş sohbettir ve elindekini paylaşmak!
    Hepsi bu!
    Olduğunuz gibi görünün. Kendiniz olduğunuz, doğal olduğunuz sürece evinize gelen her misafir kendini evindeymişcesine hisseder zaten.
    Tek gayemiz güler yüz,
    Tek gayemiz hoş sohbet olsun!