Bugün, 28 Ekim 2020 Çarşamba


Yazarın Diğer Yazıları


Reşit AKDAĞ


GİTMEK GÜZELDİR

Niçin sorusu olmasaydı; aşığın aşkı, yolcunun yolu, yârenin yâri ve örselenmiş olanın yarası konuşmaya değer miydi?


Niçin sorusu olmasaydı; aşığın aşkı, yolcunun yolu, yârenin yâri ve örselenmiş olanın yarası konuşmaya değer miydi?
Niçin sorusunun peşine düşülmeseydi “güzellik” on para eder miydi?
Leylâ nihayet “Evet!” dediğinde Mecnun ondan yüz çevirir miydi?
Kuru laf söze, sözler şiire, şiirler yürek delen “ok”a dönüşebilir miydi?
Ben meselâ âşık olsam, bunu ona neden açayım?
Yazarım, çizerim… Şarkılar, şiirler söylerim...
Hayatımın doğal akışının en çarpıcı ayrıntılarına onu nakşederim.
Onunla paylaşırım bazen ama o bunu da bilmez, fark etmez bile!
Toprak olan yanımla sevmem ki ben...
Ben âşık olsam, maşukumu da ben konuştururum.
“Ben ne dedim ya!” dedirtirim ona her defâsında.
Duymam gerekeni duyar, hissetmem gerekeni yaşarım.
Ve canım istediğinde giderim.
En güzel şey gitmektir.
Dudaklarda şarkı olmak ve artık o şarkı söylenmez olunca ölmek.
Ve ben, gidene “Kal!” da demem.
Gidip dönene “Hoş geldin!” de demem.
Hoş da karşılamam.
Gidince dönmem, gideni hatırlamam.
Şarkılarda bile!
Şiirlerde bile…
Gitmek bahsi, serencamın bir sayfasına dair.
Gidince o kitabın muhatabı kalmaz.
Gitmekten sual olunmaz.
Kalmak, hareketsizliktir.
Ölmektir.
Gitmek ise canlılık.
Yolda beraber, tek bir kişiymişçesine yürüyemeyene vedâ etmeye gerek yoktur.
Ona harcanan emeğe yazık.
Doğan ve batan güne yazık.
Söze ve bakan göze yazık.
Yanan yüreğe yazık.
Yazık diye eylenene yazık.
Gitmeyene yazık.
Arkasına bakana yazık.
Önüne bakmayana yazık.
Yazık diyene yazık.
İşte ben böyleyim.
Anlaşılmayı ummam.
Böyle ben, seni, seni ben;
...
Beklemem.
Koyulurum yol’a…
Giderim.