Emperyalizm vebası
Tarih: 11.1.2017 10:11:07 / 855okunma / 0yorum
Furkan Yüksel

                Yüzyıllardır küresel sorunlarımızdan biri de Emperyalizmdir. İlk zamanlarında askeri yayılmacılığı ve emperyal kazanımları destekleyen bir ideolojiyken, günümüzde ise siyasi hakimiyet ve kapitalist rekabetin getirisi ekonomik sömürü halini almıştır.

Emperyalizmin başlıca nedeni imparatorluk kurma isteği ve eğilimi olmuştur. Pers imparatorluğu, Büyük İskender´in kurduğu imparatorluk, daha sonra Roma ve Bizans (Doğu Roma) imparatorlukları döneminde emperyalizm zirveye ulaşmıştır. Portekiz, İspanya ve Felemenk devletleri Afrika, Güney Asya ve Amerika´ya kadar yayılan sömürgeciliğe dayalı imparatorluklar kurmuşlardır. 19. yüzyılda l. Dünya savaşından önce Rusya, İtalya, Almanya, Japonya ve ABD´de bu politikayı izlemiş ve Almanya, İtalya, Japonya l. Dünya Savaşından sonrada bu politikayı sürdürmüşlerdir. Bunların yanı sıra yine bu yıllarda günümüz emperyalizmine daha yakın olan politikayı sürdüren devlet İsviçre´dir. Kendini çevreleyen emperyalist güçlerle askeri güç dalaşına girmek yerine, yazımın başında da belirttiğim gibi kapitalist rekabetin getirisi ekonomik sömürü politikasını dahaca 19. yüzyılda benimsemişlerdir. İsviçre emperyalizmi haricinde bu zamana kadar ki Emperyalizm, kuvvet yoluyla genişlemek, imparatorluk kurmak anlamına gelirken, ll. Dünya savaşından sonra bu anlamları kaybedip farklı fikirlerle yaşamaya devam etmiştir. Yeni emperyalizmin temsilcileri olarak ABD ve Rusya´yı gösterebiliriz. ll. Dünya savaşından sonra ABD Batı Avrupa´ya, Rusya´da Doğu Avrupa´ya egemen olmuştur. Yakın  tarihte ise İsrail´in Filistin halkına, Güney Afrika´nın Namibya´ya karşı izledikleri politikada emperyalizm politikasıdır.

                Günümüzde yeni haliyle karşımıza çıkan emperyalizm büyük tehlikeler arz etmektedir. Bir çok devletin bağımsızlığına ve hürriyetine duvarlar örmüş, resmi olmasada gayri resmi olarak bağımsızlıklarının duvarın arkasında kalmasına zorunlu bırakılmışlardır.

                Şuan Suriye´de yaşanıyor bu durum. Mezhep çatışmalarının doğurduğu iç karışıklık ve bundan çıkar elde etmek isteyen devletlerin savaşını izlemekteyiz. Suriye´nin yer altı kaynakları ve petrolünün zenginliğinden hepimiz haberdarız. Buda mezhep çatışmalarının, koalisyon güçlerin etrafında oluşan terör örgütlerinin, oluşma nedeni olarak karşımıza çıkıyor. Emperyalist politikanın günümüzde en büyük temsilcisi olan ABD yine bu fırsatı kaçırmayıp "Barış, Demokrasi" gibi boş vaatlerle Suriye´nin yer altı kaynaklarını sömürmeye çalışıyor.

                Arap baharı döneminde Suriye halkının bir çok Arap diktatörünü devirmesine hepimiz şahit olduk. ÖSO´nun önderliğinde, Muhalif güçler bunu bir kez daha denedi fakat hala daha sonuç alınamadı. Yukarıda da bahsettiğim gibi Suriye´nin iç savaşı bir anda bundan faydalanmaya çalışan devletlerin savaşına dönüştü. Ülkemizde, muhalif güçler tarafında bulunuyor bu kargaşada. Her gün bir çok Türkmen´imiz şehit oluyor, yaşama haklarına tecavüz ediliyor.

                Yetmezmiş gibi Daeş terör örgütünü temizlemek amaçlı oluşturduğumuz "Fırat Kalkanı Harekatı´nda" askerlerimizin şehit düşmesi ve her fırsatta Türkiye Müttefikimizdir diyen devletler tarafından yalnız bırakılışımız sergileniyor dünya kamuoyuna.

Diyeceğim şudur ki: O topraklarda birinin hakkı varsa en çok bizim hakkımız olduğu aşikârdır fakat geç kalınmış bir harekatın sonuçlarını ağır bir şekilde yine biz ödüyoruz.

TANRI TÜRKÜ KORUSUN!

 

Anahtar Kelimeler: Emperyalizm, vebası
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *

anasayfa1
Bugün
15 °C
Pazartesi
13 °C
Salı
12 °C