Yazarın Diğer Yazıları


Kenan ÇAKMAK


DURAKLAMADA BİR YILDIZDI

1.Süleyman, Batı dünyasında “büyük Türk” diye anılırken, onunla da devlet gücünün zirvesindeydi.


1.Süleyman, Batı dünyasında “büyük Türk” diye anılırken, onunla da devlet gücünün zirvesindeydi. Bir başka gerçek is, Kanuni dönemi ile Osmanlı siyasi, sosyo-ekonomik hayatında çözülme ve yozlaşmaların da başlamasıydı. Özellikle Kanuni sonrası yüzyılda, adaletsizlik, yoksulluk, liyakete uymama, rüşvetçilik, bilimden uzaklaşma, Batıdaki gelişmeleri değerlendiremeyişimiz Devlet-i Aliye-yi temelinden sarsacaktır.     

17 ve 18. Yüzyılda Batı dünyası önemli değişimler bilimsel gelişmeler yaşarken, bizim gerekli önlemleri almamamız, dünyadaki gelişmelerin dışında kalmamızın cezasını ağır biçimde ödeyecektik.     

Aslında 1580’de 3. Murad döneminde rasathanenin devlet tarafından yıktırılması ile Osmanlının da yıkılma süreci başlayacaktı.     

Katip Çelebi (1609-1657) ilk defa Batıdaki ilmi gelişmeleri takdir ve takip eden bir Osmanlı aydını olarak önemliydi. Batıdan bilimsel anlamda faydalanmamız gerektiğini söylemesi, Batı kaynaklarına başvurması da önemlidir.   

İlim dünyamıza bir yıldız gibi doğmuştu.     

Katip Çelebi, tarih coğrafya bibliyografya alanlarında önemli eserler verdi     

Ordudaki katiplik görevini bıraktı kendini ilme verdi. Kitap tutkunuydu, kendine kalan mirası kitaplara yatırdı.     

“Keşfü’z Zunün” adlı eseri bibliyografya alanındadır. “Cihannuma” ise coğrafya kitabıdır, her iki eserde dünyada yankı yapacaktır. Batı’nın keşiflerini, haritalarını incelemesi önemliydi.     

Tarihçilerin objektif olmalarını istiyordu.   

Devlet adamlarımızın, askerlerimiz savaş ve politika alanında hatalarını eleştiriyor, tarih bilmediklerini söylüyor, devlet yönetenlerin tarih coğrafya bilimlerine vakıf olmaları gerektiğini ifade ediyordu.     

17. yüzyılda Batı, önemli gelişmeler gösterirken, İstanbul’da bağnazlık kol geziyor, özellikle kadızadeliler ve karşıtları arasında sert tartışmalar yaşanıyordu.     

Hızır sağ mıdır değil midir? Efendimizin ana babası iman ile mi öldüler? Ezan, mevlid makamla okunur mu? Akli ilimler caiz midir? Yezid’e lanet edilebilir mi? Selam verirken eğilmek caiz midir? Kabir ziyareti caiz midir?     Katip Çelebi, her türlü bağnazlığın, hurafelere karşı savaş açmıştı. Medreselerin bilimsellikten uzaklaştığını, Tekkelerin meczupların ve değersiz kişilerin toplanma yeri haline geldiğini söylüyordu.     

Dinle hayat arasında sağlam bir bağlantı kurulması için ilimin gerekli olduğunu vurguluyordu.     

17 ve 18. Yüzyıllarımıza çok sayıda Katip Çelebi gibilerinin yön vermesini isterdik.     

Özellikle 3. Selim ile başlayan yenileşme, çağa ayak uydurma çabalarında yetersiz kalacaktık.     

17 ve 18. Yüzyıllardaki adaletimiz, Sanayi Devrimi’ni ıskalamama ile koca devlet Mondros ve Sevr koşullarına gelecektir.     

Osmanlı Devleti’nin çökmesi ve yıkılmasının temel nedeni çağın dışında kalması, rakip dünyası ile arasındaki güç farkının her alanda açılmasıydı. Devlet anakronik yani çağdışıydı.     

Viyana’dan başlayan geri çekilme sürecimiz ile Ankara kapılarına kadar sürülmüştük.     

Düşünmeyen, bilim teknoloji üretemeyen, çağın dinamikleri dışında kalan her devlet ve milletin sonu hüsrandır.