Yazarın Diğer Yazıları


Şinasi KARA


DOLAR İMPARATORLUĞU


Sanıldığı  gibi Dolar, Amerikan Devletinin parası değildir. Doları özel şahısların sahip olduğu  FED adında Amerikan Bankası basıyor.  FED´in gerçek sahipleri 8 aileden ibaret. Bunlar Rothschild, Rockefeller,  Goldman Sachs, Loebs, Lehman Brothers,Warburg, Lazard ve Moses Seifs  ailelerinden ibaret. Toplasanız ortak  sayısı bini geçmiyor.

FED adındaki Bankanın görevi,  doları kullanarak Amerikan Ekonomisini yönlendirmektir.  Bu anlamda  Amerikan Merkez Bankası görevi üstleniyor. Özet olarak Amerikan Merkez Bankası FED´in gerçek sahibi bankerler. Amerikan Hazinesi´nin FED´de hissesi yok. Sadece FED başkanını atıyor.

FED dolar basıyor, Amerikan Devletine borç veriyor. Amerikan Hazinesi, kendi parasına faiz ödeyerek kullanıyor. Amerikan Halkı  çalışıyor, vergi ödüyor. Hazine topladığı vergileri FED´e faiz olarak aktarıyor. Vergi ödemeyeni Amerika hapse atıyor. Özet olarak,  Amerikan Halkı çalışıyor. Bankerler oturduğu yerden para kazanıyor. Dolar sayesinde bankerler Amerikayı tam anlamıyla sömürüyor.

Bankerler aç gözlü.  Amerika ile yetinmiyor. Dolar ile dünyada egemenlik kuruyor. Bu egemenliği "Dolar İmparatorluğu" olarak tanımlıyoruz.

1972 yılında, doların altın karşılığı kaldırıldı. Dolar kağıt paraya dönüştü. Bankerler kağıtları dolara dönüştürüyor, dünyaya borç veriyor. Faiz geliri elde ediyor. Kağıttan kule dolar ile dünya kaynaklarını sömürüyor.

Önemli olan doların uluslar arasında para olarak  "kabul" görmesidir.  Bu kabul fonksiyonunu sağlamak üzere bankerler Amerikan ekonomisini ve askeri gücünü kullanıyor. Dolara talep yaratmak için "uluslar arasında petrol dolar ile satılır" kuralını dikte ediyor. Uluslar arası hukuka göre "petrolün dolar ile satılacağına" dair bir kural yok. Ancak, kurala aykırı davrananlar, başka gerekçeler ile Amerika´yı karşısında buluyor.

Tipik örnek İran´dır. İran ile Amerika arasındaki gerçek sorun "nükleer silah üretmek" değildir.  Amerika, İran´a perde arkasından "petrolü dolar ile satacaksın"  diye baskı yapıyor.

Ülkeler petrol satın almak için dolar bulundurmak zorunda kalıyor. Dolara talep doğuyor. Merkez Bankaları doları rezerv para olarak kasalarında bulundurmak zorunda kalıyor. Dolar uluslar arası geçerli para olarak kabul görüyor.

Dolar yerine  başka bir para ile petrol satmak isteyenler, Amerikan Ordusunu karşısında buluyor. Saddam ve Kaddafi petrolü, altına bağlı  yeni bir para ile satmak istediler. Amerika´nın Irak ve Libya´yı işgal etmesinin gerçek nedeni buydu. Fakat, işgali uluslar arası hukuka uydurmak için bahane ürettiler.

Uluslar arası toplum, Doları  rezerv para olarak kullandığı için karşılığında bedel ödüyor. Bu bedel kasada tutulan paranın alternatif maliyeti ile hesaplanıyor. Borçlu bir ülke,  dolar ile borcunu azaltabilir. Ancak doları kasasında tuttuğu için azaltamıyor. Faiz ödemeye devam ediyor.

Rezerv olarak tutulan dolar miktarı  arttıkça,  bankerler daha çok para kazanıyor. Uluslar arasında sorun olduğu zaman, daha çok rezerv para tutuluyor. Bankerler daha çok kazanıyor. Bu nedenle Amerika "dünyadaki hiç bir sorunu" çözmüyor.

Bankerler Doları kullanarak, dünyada egemenlik sürüyor. Bu egemenliğe "Dolar İmparatorluğu" deniliyor.