Bugün, 15 Temmuz 2020 Çarşamba

Yazarın Diğer Yazıları


Muhammet SAĞLAM


DERGİLER ÖZELİNDE TÜRKÇÜLÜK MÜCADELESİ VE 3 MAYIS (1)

Fikirlerin en güçlü temsil makamının yazılar ve yazının hayat bulduğu ortamın da kağıtlar olduğu gerçeğini herhalde pek inkar eden olmayacaktır.


 Fikirlerin en güçlü temsil makamının yazılar ve yazının hayat bulduğu ortamın da kağıtlar olduğu gerçeğini herhalde pek inkar eden olmayacaktır. Türk milliyetçiliği fikri de gelişme gösterdiği Tanzimat dönemi itibariyle yazılı kaynaklarını ortaya koymuştur. Bu yazılı kaynaklardan en önemlisini de dergiler teşkil etmiştir. Dergileri kitaplardan da daha önemli kılan birkaç hüviyeti vardır. Farzı misal dergilerde birden fazla kişinin görüşleri bir araya getirilerek belli bir konuya dair farklı görüşleri ve farklı alt başlıkları tek kaynakta okuma veya bir fikrin mü-davimlerine sunma imkanına sahip oluyorsunuz. Yine bir konuyu derinlemesine anlamak, anlatmak için de dergi-ler tercih edilebilir. Bir derginin etrafında inanmış ve adanmış bir topluluğun birleşmesi, bütünleşmesi ve aynı hedefe yürümesi de derginin kazan-dırdıklarından biridir. Bu sebeple büyük mefkurelerin en önemli silahlarından biri dergiler olmuş ve dergiler bir okul hüviyeti görmüştür. Cemil Meriç de dergilerle alakalı görüşünü şöyle ifade etmiştir, ?Kitap fazla ciddi, gazete fazla sorumsuz. Dergi, hür tefekkürün kalesi.?

 

      Yukarıda saydığım nedenlerden ötürü Türkçüler fikirlerini dergilerde neşrederek hem gelişmekte olan Türkçülük fikrini daha da yeşertmişler hem de yeni fikir adamları ve fikir takipçilerinin yetişmesine olanak sağla-mışlardır. Bu dergiler imkanlar nispetinde Anadolu´nun birçok yerine ulaştırılmış ve yurt sathında büyük bir heyecanın ve coşkunun uyanmasına vesile olmuştur. Türk milliyetçiliği fikrinin halka indirgenmesi ve tanıtılması noktasında çok önemli bir görevi üstlenmişler, adeta bir okul hüviyeti kazanmışlardır. Üstelik sadece Anadolu´da okunmakla kalmamış diğer Türk yurtlarında da takip edil-miş ve oradaki soydaşlarımızla aramızdaki muhabbetin artmasına katkıları olmuştur. Halisane duygularla ve büyük fedakarlıklarla çıkarılan bu dergilerin arkasında ne çeşitli kurumlar ne de belli şahıslar olmadığından yayın hayatları hep kısa sürmüştür. Bir avuç inanmış dava adamının biriktirdikleri paralar ile yayın hayatlarına başla-mışlar ve bu para bittiğinde de ömürlerini tamamlamak mecburiyetinde kalmışlardır. Tüm bu zorlukları bir şekilde aşan dergiler ise her türlü yanlışa cesurca başkaldırdı-ğından ve yanlışlıkları korku-suzca eleştirdiğinden devrin hükümetlerince genellikle kapatılmış veya susturulmuştur. Dağıtım imkanları

 

 

olmadığından abonelik yoluyla okuyucularına ulaştırılan dergiler de 1900´lü yılların imkanlarından dolayı bu yolla da pek sağlıklı şekilde istenilen düzeyde okuyucuya ulaşım imkanına sahip olamamıştır. Satıcılara gönderilen dergiler ise satılmaması maksadıyla ya tezgah altına konmuşlar ya da rafların en dip köşelerinde kaderine bırakılmışlardır. Bu gibi zorluklara rağmen yüzlerce Türkçü dergi, cumhuriyet kurulmadan evvel ve kurulduktan sonraki yıllarda çıka-rılmıştır. Bu yüzlerce derginin tamamını tanıtmak, Türkçü-lük fikrine katkılarından bahsetmek çok uzun süreceğinden bir kısmına değinmek daha verimli olacaktır. Daha ayrıntılı bilgi edinmek isteyenler Fethi Tevetoğlu´nun ?Türk Kültürü? dergisindeki uzun yazı dizisini inceleyebilirler.

 

Genç Kalemler

 

      1911 yılında Ali Canip ve Ömer Seyfettin´in Selanik´te beraber çıkarmaya başladıkları ve ?Hüsn ve Şiir? adlı der-ginin devamı olan bu dergi dilde sadeleşme hareketinin adeta kalesi ve merkezi konumundadır. Ömer Seyfettin´in Yeni Lisan makalesiyle başlayan dilde sadeleşme hareketi Ziya Gökalp tarafından da benimsenince Ziya Gökalp de dergiye dahil olur. Selanik´in Osmanlı Devleti´nin elinden çıkmasıyla yayın hayatı son bulur.

 

Türk Yurdu

 

    Türkçülüğü yaymak gaye-siyle 18 Ağustos 1911´de kurulan Türk Yurdu Cemiyeti´nin  yayın organıdır. 1917 yılı itibariyle de Türk Ocakları´nın yayın organı haline gelmiştir. Belli dönemlerde yayını kesintilere uğrasa da hali hazırda 119 yıldır yayın hayatına devam etmektedir. Dergide Türk milliyetçiliği fikrine çok önemli katkılar sunan birçok fikir adamı belli dönemlerde yazmıştır. Bunlardan bazıları: Ziya Gökalp, Mehmet Emin Yurdakul, Ahmet Hikmet Müftüoğlu, Ömer Seyfettin, Ali Canip Yöntem, Rıza Nur, Sadri Maksudi Arsal, Halide Edip, Hamdullah Suphi, Hüseyin Cahit, İbrahim Kafesoğlu, Necmettin Hacıeminoğlu ve daha birçokları?

 

Türk Sözü

 

     Türk Ocağı´nın 1912 yılında 16 sayı çıkardığı haftalık dergidir. ?Halka doğru gitmek, halk için çalışmak ? sloganını şiar edinmiştir ve bu cümle derginin kapağında yer almıştır. Dilde sadeleşme hareketinin kalesi haline gelmiş bir dergidir. Ömer Seyfettin de derginin yazarları arasındadır.