Yazarın Diğer Yazıları


Mert TEKNECİ


Cumhuriyet 

 Ekim ayının son haftası geldi.


 

    Ekim ayının son haftası geldi. Ekim ayı benim için cumhuriyetle özdeşleşmiştir. Bazı kelimeler vardır anlamlarından daha fazla şey ifade eder. Cumhuriyet kelimesi bunlardan biridir mesela. Bize küçükken yanlış öğrettiler, cumhuriyetin bir yönetim şekli olduğunu söylediler. Oysaki cumhuriyet herkeste farklı hisler uyandırabilir. 
    Rahmetli 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel bir açıklamasında şöyle demiştir; "Eğer bana 'cumhuriyet nedir?' diye sorarsınız, size cevabım şudur: 'Cumhuriyet benim işte!' İslamköy’den çıkmış bir köylü çocuğunu cumhurbaşkanı yapan, cumhuriyettir. Cumhuriyet budur. Bunu büyük Atatürk'e borçluyuz." Cumhuriyet umuttur. Demirel'in dediği gibi köyde doğan bir çocuğun cumhurbaşkanı olabilme umududur. Köyden çıkarak, Osmanlı'da yetişmiş istiklal gazisi bir paşaya karşı seçim kazanabilme umududur. Ve o çocuk umudunun peşinden giderek 7 yıl cumhurbaşkanı, 10 yıl başbakan olarak görev yapmıştır.
    Yıllar evvel Ordu'da bir Cumhuriyet Bayramı'nda fener alayından sonra dönemin belediye başkanı Seyit Torun bir konuşma yapmıştı. Konuşmasında şöyle bir cümle geçiyordu; "Cumhuriyet, Rusumat 4 gibi bir efsaneyi yaratabilecek kadar çok sevmektir memleketini." Cumhuriyet zorluklarla başa çıkmaktır demek istiyordu bu cümle ile. Rusumat 4 gibi gayemiz uğruna batmayı göze almaktır, vazgeçmemektir, pes etmemektir demek istiyordu. Ve o belediye başkanı, şehri büyükşehir olduktan sonra ilk seçimini kaybetti. Ama pes etmedi, önce milletvekili sonra partisinde genel başkan yardımcısı olarak yerel yönetimlerden sorumlu oldu ve doğru politikalar ile bir sonraki seçimde ülkenin en büyük şehiri ve başkenti de dahil olmak üzere bir önceki seçimde kazanamadıkları 5 büyükşehirin belediyesini kazandırdı.
    Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün çok sevdiğim bir fotoğrafı var. İstiklal Savaşı sonra çekilmiş tek elinin yarısı ceketinden içeri sokulmuş bir fotoğraf. O fotoğrafta Atatürk'ün kemeri dikkat çekiyor. Üniformasını tamamlayan tek delikli bir kemer takmış ama kemerin tokası çift iğneli. Yokluk zamanları uygun toka bulunamamış, kemerin uygun noktasından iki delik açılmış ve o toka ile kemer tutturulmuş. Savaş sırasında yaşanılan yoksulluğun en küçük göstergesi belki de o fotoğraf. O yokluk ile kurulan cumhuriyet ve gerektiğinde itibardan tasarruf eden o adam; ülkesinde nice fabrikalar, çiftçiye ayrı müteşebbise ayrı bankalar, köy köy enstitüler kurmuştur. Cumhuriyet yokluğun mağlup edilmesidir. 
    7 yaşında bir çocuğa umut, mağlup bir siyasetçiye azim, yorgun bir halka ilaçtır Cumhuriyet. Benim için cumhuriyet, Anadolu halkının muasır medeniyet seviyesine çıkmak için attığı ilk adımdır. Bugün baktığımda cumhuriyete karşı olan kim varsa Anadolu halkının emeğini, duygularını, alın terini sömürmek istemektedir. İşte bu yüzden 29 Ekim bayram ilan edilmiştir. Azmimizi, umudumuzu korumak ve bize hedefimizi unutturmamak için. Çağdaş, aydınlık ve güçlü bir Türkiye için Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun.