Yazarın Diğer Yazıları


Kenan ÇAKMAK


ÇOK DİKKAT ETMELİYİZ 

Her zaman söyleriz; “Din ü devlet mülk ü millet” bizim temel değerlerimizdir. 


Her zaman söyleriz; “Din ü devlet mülk ü millet” bizim temel değerlerimizdir. 
Dijital teknoloji ve küreselleşme çağında temel değerlerimizin aşınmaması yozlaşmaması önceliğimizdir, hassasiyetlerimiz yüksektir, endişelerimiz derindir.
Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki; çocuklarımıza, yeni kuşaklarımıza hakim olamıyoruz. 
Yeni nesile aile, öğretmenden ziyade medya, yeni teknoloji ürünleri ve etkileri, küreselleşmenin kültürü daha çok etkili oluyor. 
Önemli bir konu da, ülkemizde uyuşturucu madde kullanımının artması, biz eski kuşağı derin endişelere sevk ediyor. 
Bu konu da yapılan tüm araştırmalar, açıklamalar, raporlar gösteriyor ki, Türkiye’yi yakın zamanlarda ciddi sorunlar beklemektedir. 
Türkiye’de 2 milyon kişinin uyuşturucu madde bağımlısı olduğu tespit ediliyor. 
Gençlerin %50’sinin bağımlılık riski içinde olduğu bildiriliyor. 
İstanbul, dünyada esrar ve eroin kullanmada ikinci sırada yer alıyor. Ne kadar hazin bir tablo.
2019’da dünyada İran’dan sonra en fazla eroin ele geçirilen ikinci ülke olmuşuz. 
Cinayetlerin, tecavüzlerin failleri yarı yarıya madde bağımlısı insanlarımızdır. 
Genç ve işsiz gençlerimiz daha büyük tehlike girdabındadır.
Genç ve işsiz gençlerimiz daha büyük bir tehlike girdabındadır. 
Ne yazık ki dünyada kullanılan uyuşturucuya önemli bir pay ile İslam ülkeleri kaynaklık etmektedir. 
Sadece Afganistan 330 bin hektarlık alanında Afyon türü uyuşturucu yetiştiriliyor. 
Türkiye coğrafi konumu ile sorun alıyor. Ülkemiz uyuşturucu için transit geçit durumundadır. 
Ülkemizde alkol, kumar, uyuşturucu ve teknoloji bağımlılığı geleceğimiz için felaket olarak değerlendirilmektedir. 
Türkiye’de bu konularda bir mücadele yürütülüyor. Ama sorun ağırlığını, önemini koruyor. 
Tüm kurumlar, organize olarak, konuyu bir beka sorunu olarak ele almak durumundadır. 
Geleceğimizin yok olmasına asla izin vermemeliyiz.
 SU SAVAŞLARI 
Dünyada iklim değişikliği kendini hissettirmeye başladı. 
Tüm dünyadaki ilgili  kuruluşların açıklamaları gösteriyor ki gelecekte dünyada su özellikle tatlı su sıkıntısı yaşanacak, devletler arasında su savaşları kaçınılmaz olacak. 
Türkiye’nin bulunduğu Yakın Doğu, su kaynakları açısından zengin bir coğrafya görülmüyor. 
Türkiye, ölçeklere göre, su zengini ülkeler arasında değildir. 
Acilen kuraklık, su kullanımı ve politikaları üzerinde yoğunlaşmalıyız. Bu bizim için hayati bir gelecek sorunudur. 
AB, ABD, İsrail, Orta Doğu devletleri, dünyanın büyük su şirketleri, su kaynaklarımız üzerinde hedef koymaktadır. 
Büyük şirketler, tüm dünya su kaynaklarını kontrol etmek istiyor.
AB, Fırat, dicle akarsularımızı ortak bir yapı oluşturup birlikte yönetmek istiyor. 
Gelecekteki su savaşları ve kaynaklarımızın korunması için öncelikle dünyaya karşı irade koyan insiyatif alan, milli liderlere ve ekiplere ihtiyaç olacaktır. 
Böyle bir ekibi milletimiz, dinamik güçlerimiz, medya, aydınlar kuvvetle desteklemelidir. Bedeller birlikte ödenmelidir. 
Ülkemiz, ana sınıflardan başlayan, çocuklarımızı, gençlerimizi bu hassas konuda eğiten bir programa yer vermelidir. 
Medyamız, lüzumsuz programlardan önce, konuyu çeşitli programlar, spotlar ile desteklemelidir.
Unutmayalım ki sularını, topraklarını koruyamayan toplumlar, namuslarını bağımsızlıklarını da koruyamaz.