Yazarın Diğer Yazıları


Muhammet SAĞLAM


ÇOCUK, ERGEN, HAKİKAT (II)

Soru şu: Vapurdaki insanların vapurun istikametini değiştirmeye veya vapuru terk etmeye niyeti var mı?



    Soru şu: Vapurdaki insanların vapurun istikametini değiştirmeye veya vapuru terk etmeye niyeti var mı? Bu onlar için çok üşenilesi bir iş olduğu için buna hiç yanaşmıyorlar. Vapurun, çarpması muhtemel kayadan sıyrılması için karadaki adamın verdiği direktifler de umurunda değil kaptanın ve yolcuların. Yolcular ne yapabilir? Vapur kullanmasını bilmiyorlar neticede. Vapur kullanmayı bilmiyorlar diye kayaya çarpmak üzere olduklarını da mı inkar etsinler? Ediyorlar işte... Karadaki adama da acıyarak bakıyorlar. Hatta karadaki adam deli. Çünkü eskiden o da bu vapurdaydı. Böyle muazzam bir yolculuğu terk edip suya atladı. Bu havada buz gibi suya atlanır mı? Kayaymış, hani nerede kaya? Bu hikayelere hâlâ inanan kaldı mı? Bunlar modern dünyada söylenecek sözler mi? Vapurun alarm sistemi var, kaya olsaydı söylerdi. Vapurun güvertesine çıkıp kontrol etmeye bile değmeyecek cinsten safsatalar bunlar.
    Böyle insanlarla beraber yaşıyoruz. Bu hayalden farklı olarak karada değiliz, aynı vapurdayız. Lakin bağrışımız vapur kayaya çarpacak da canımıza bir zeval gelecek diye değil. Vapuru vapur yapan kıymetin ne olduğunun farkındayız. Bir ülkede doğmak, bahsi geçen vapurda doğmaya benzer. Vapurdakiler gibi umursamaz ve memnun olmak da bir ihtimaldir. Ancak insana yakışan ve insanı insan yapan bu ihtimali reddetme cesaret ve şuuruna erişmekten geçer ancak. Vapurdaki rahat koltuğu terk edip denizin soğuk sularına atlamak ancak cesurların işidir. O cesurluğa namzet oluşunuz bugün ergenlik denilen hadiseyle başlar, eğer başlayacaksa.