Yazarın Diğer Yazıları


Tülay KULAÇ


ÇEVRE

Cenâb-ı Allah insanı en güzel şekilde yaratmış, yeryüzü ve gökyüzünü bütün nimetleriyle donatıp tertemiz bir şekilde insanın hizmetine vermiştir.


Cenâb-ı Allah insanı en güzel şekilde yaratmış, yeryüzü ve gökyüzünü bütün nimetleriyle donatıp tertemiz bir şekilde insanın hizmetine vermiştir.

Hizmetimize verilmiş her şey yüce Allah’ın bizlere bir lütfu ve emanetidir. Bu emanetin sorumluluğunu omuzlarımızda hissederek nimetleri israf etmemek ve Allah-u Teâla’nın bu kainat için koyduğu dengeyi korumaya çalışmak aynı zamanda insanî ve dinî bir vazifedir.

Çağımızın en önemli problemlerinden birisi de, ekolojik dengenin bozulması ve bununla bağlantılı olarak çevre kirliliği sorunudur.

Yüce Allah, insandan, tabii çevrenin ve ekolojik dengenin korunmasını, onların doğal düzenini bozmamasını istemiştir. Aksi taktirde, bizzat insanın kendisinin bundan zarar göreceğini ifade etmektedir

Çevre kirliliğinin insan sağlığını doğrudan etkilediği, insanda görülen hastalıkların yüzde 90'ının çevre faktörleri nedeniyle ortaya çıktığı bilimsel olarak belirlenmiş.

Son zamanlarda Marmara Denizi'ndeki deniz salyası yayılması da insanın doğanın doğal dengesini bozmasının sebeplerinden sayılır.

Sanayi ve kanalizasyon atıklarının, arıtılmadan direkt nehir ve denizlere dökülmesi doğal dengenin bozulmasında en önemli etkenlerin başında yer alıyor.

Görülüyor ki, içinde yaşadığımız çevrenin duyarsızca kirletilmesi, hayat kaynağı olan suların, havanın sorumsuzca pisletilmesi, erozyonların önleyicisi ormanlarımızın her geçen gün tahrip edilmesi, bütün bunların neticesinde küresel anlamda dengelerin yitirilmesi dünyamızı ve dolayısıyla bizleri içinden çıkılmaz bir tehditle karşı karşıya bırakmaktadır.

Çevre kirliliğinin artmasındaki temel sebep; insanların, hızla artan nüfusun ihtiyaçlarını karşılamak için daha düşük maliyetli, daha yaygın ve daha hızlı çözümlerin arayışı sırasında insanı ve çevreyi göz ardı etmeleri olarak özetlenebilir. Çözüm arayışlarının çevresel etkilerinin göz önünde bulundurulmadığı, ya da yeterince önemsenmediği durumda kirlenme ortaya çıkmakta ve telafisi mümkün olmayan etkiler oluşabilmektedir.

Doğadaki müthiş dengeyi bozacak her türlü davranıştan kaçınalım. Rabbimizin bizlere verdiği bu eşsiz emanete sahip çıkalım. Sorumsuzca çevreyi kirletmek, doğal güzellikleri yok etmek suretiyle bu emanete riayet etmemenin kul ve kamu haklarını ihlâl etmek gibi bedeli zor ödenen günahlar olduğunu hatırdan çıkarmayalım. Bizlerden sonraki nesillere bırakabileceğimiz en güzel mirasın ne mal ne de para; rahat bir şekilde yaşayabilecekleri tertemiz, yemyeşil bir dünya olduğunu unutmayalım.