Bugün, 4 Ağustos 2020 Salı

Yazarın Diğer Yazıları


Mustafa KÖKSAL


BİZ ÖĞRETMENİZ


Zalim değil, öğrencinin göz yaşlarından, kötü durumundan, sınıf kaybından zevk alacak kadar sapıkta değiliz. Biz öğretmeniz, onların güleceği yerlerde olan, mutluluklarına ortak olanlarız, not bir araçsa o nota değil de notun gideceği yüreklere akanlarız.

Biz öğretmeniz, hangi insan onların zayıflığından ve güçsüzlüğün den zevk alabilir ki, onlar gülerse, mutlu olursa öğretmende mutlu olur. Çalışmayan, işini sevmeyen, okuluna, öğretmenlerine karşı saygısız olan herkesin zaten öğrenci sınıfından sayılması asla bizim alanda saygı bulmaz.

Öğrenci olmanın, çalışmanın, hedefin, varacağı yolun ucundaki son kapı okullar bitince bitmez, mastır, yükselme adına verilen sınavlar, yukarısı ve en iyi olma koşusunun ne yaşı var ne sonu, kısacası öğrencinin tek ilacı var, çalışmak. Çalışan yapar, başarılı olur, öğretmende onu değerlendirir zaten performansına göre?

Hiçbir öğretmen öğrencinin üzüldüğü ağladığı yerde olmaz, ben hep onların yürekleri gülsün diye 30 yıl onlara hizmet ettim.

Kutsal bir görevin içinde binlerce meslek kardeşimle bu milyonlarca melek yüzlere hizmeti ibadet sayan, onların bir an bile gülmeleri bize en büyük hediyedir.

Bugün eşit olmayan, mekanları, maddi durumları ailevi yapıları bir olmayan insanların olduğu sınıflarda konuşmamıza, davranışımıza ve onlara vereceğimiz tepkiye dikkat etmemiz lazım. Kalp kırdık ya iflah olmaz yıllar seni yer bitirir. Onların notu, alacakları sayısal hediye yüzün kadar güzel olmalı,

Niye mi biz öğretmeniz asla korku salan öcüler, karabasanlar değil.