Bugün, 28 Kasım 2020 Cumartesi


Yazarın Diğer Yazıları


Necdet TOPÇUOĞLU


ANAYASA MAHKEMESİ ZATEN YOKTU

Anayasamız denetimli bir anayasadır.


Anayasamız denetimli bir anayasadır. Anayasa Mahkemesi (AYM)’nin temel görevi TBMM'nin çıkardığı kanunların anayasaya uygunluğunu denetlemektir. Ancak, 2010 yılından bu yana, AYM, kanunları denetleme görevini âdeta bırakmıştır.
Özellikle "olağanüstü hal döneminde" çıkan kararnamelerin anayasaya uygun olup, olmadığına bakmam tavrı, AYM'nin kapısına kilidi asmasına sebep olmuştur. Fiilen var ama hukuk işlevi anlamında yoktur.
Anayasa Mahkemesi son dönemde sadece bireysel başvurulara bakmaya öncelik vermiştir. Bu işlevi bile iktidar blokunu rahatsız etmiştir. Hak ihlâlleri konusunda verdiği kararlar sebebiyle Sayın Bahçeli tarafından kapatılması teklifi gündeme getirilmiştir.
Bu konudaki temel niyetin ne olduğunu en iyi sayın Ali Babacan okumuştur. Sayın Cumhurbaşkanı’nın üçüncü defa aday olmasının önünde anayasal engel bulunduğu ifade edilmektedir. Şayet aday olursa, konunun Anayasa Mahkemesi’ne gelmesi kaçınılmazdır. Sayın Babacan AYM'nin bu nedenle kapatılmak isteniyor olabileceğini ifade etmiştir. Bu önemlidir ve not edilmelidir.
Sayın Cumhurbaşkanı’nın üçüncü defa aday olabilmesi, TBMM kararı ile erken seçim kararı alınmasına bağlıdır. Sayın Bahçeli'nin erken seçim yok demesi bir taktik olarak algılanmalıdır. Muhalefeti erken seçim konusunda ısrarlı hale getirmeyi amaçlamaktadır. Haydin erken seçime gidelim denildiğinde muhalefetin itiraz etmemesi planlanmış olabilir.
Yapılan bütün hamleler erken seçime gidilecekmiş gibi göründüğü halde, erken seçim yok denilmesi çok da inandırıcı değildir.
Bu konuda Sayın Bahçeli her zaman olduğu gibi, çok önemli bir taktik görev üstlenmiş görünmektedir.
Muhalefet erken seçim oyununa gelmemelidir. Şayet uyarılara rağmen oyuna gelirse, Sayın Erdoğan’ın üçüncü defa aday olmasının yolunu açmış olacaktır. Takdir kendilerine aittir. Yolu açarlarsa, perde gerisinde anlaşma yapıldığı değerlendirilmelidir.
Bir devlet sisteminde kurumlar olduğu sürece, otoriter sistemin uygulanması zorlaşır. O nedenle Anayasa Mahkemesi, Barolar Birliği, Türk Tabipler Birliği, meslek odaları kapatılmak istenmektedir.
14. Ağır Ceza Mahkemesi aracılığı ile hukuk darbesi yapılmıştır.  Anayasa Mahkemesi itibarsızlaştırılmıştır. Işıklar yanıyor diyen AYM üyesi hedeflenen davaya büyük hizmet etmiştir. Gelecekte mutlaka ödüllendirilecektir.
Sonuç ne olursa olsun. Seçim yolu ile durumun değişmeyeceğini düşünenlerdenim. Son yaşanan hukuk darbesinin arkasında bile ABD desteği olduğunu değerlendiriyorum. Muhalefetin durumu değiştirecek bir gayreti görünmemektedir. Zaten herkes yeni duruma karşıyım dese bile yavaş yavaş alışmaktadır.