Bugün, 13 Nisan 2021 Salı


Yazarın Diğer Yazıları


Kenan ÇAKMAK


ADALETSİZLİK BİTMİYOR

Dünya Ticaret Örgütü’nün “aşı üreten ülkelerin, aşı ile ilgili verileri yoksul ülkelerle paylaşması ve onların da aşı üretebilmelerinin sağlanması” doğrultusundaki talebi oylandı.


Dünya Ticaret Örgütü’nün “aşı üreten ülkelerin, aşı ile ilgili verileri yoksul ülkelerle paylaşması ve onların da aşı üretebilmelerinin sağlanması” doğrultusundaki talebi oylandı.

ABD, AB, İngiltere ve İsviçre bu talebi kabul etmediler.

İnsanlığın, sözün bittiği yer.

Bir daha görüldü ki, Batı dünyasının vicdanı, acıması, insanlığı yoktur.

Bunların geçmişi, fıtratı, kültürü, zihinleri böyledir.

İnsanlık tarihinin en kanlı eylemlerine imza atanların bugünkü bakış açılarında da bir değişme yoktur.

Yüzyıllardır masum insanlara hak hukuk tanımayan, sayısız soykırımlar yapan, kanlı sömürge, politikaları izleyen, günümüzde de Orta Doğu’yu kan ateşe boğanlardan ne beklenir ki.

Sonuçta zalimler kaybedeceklerdir.

 

NEFES ALABİLMEK

Dünyadaki covid-19 pandemisi, tüm insanlığın üzerinde derin izler bıraktı ve bırakmaya devam edecek gibi görünüyor.

Nelerin farkına varmadık ki…

“Sağlık gibisi yok” sözü artık klasikler arasında yer aldı.

Yoksul Çinlinin biri devamlı olarak; “Dünyanın en zengin adamı benim” diyormuş.

En sonunda biri dayanamamış: “Oğlum sen çulsuzun tekisin, sen nasıl zengin oluyorsun?” demiş.

Yoksul çinli şöyle cevaplamış: “İki bakımdan. Çok sağlıklıyım ve de kimseye borcum yok” demiş.

Virüse yakalanan her insan, sağlıklı bir nefes alıp vermenin öneminden bahsediyor.

İranlı Şırazî’yi anmamak mümkün değil. Diyor ki: “Ciğerlere giren hava hayat, çıkan hava ise ferahlık verir. O halde her nefeste iki nimet vardır ki, her nimete bir şükür vaciptir.”

Bu dönemde sevdiklerimizi de kaybettik.

Öyle insanlarımız oldu ki, en sevdiklerinin, yakınlarınınn cenazelerine bile katılamadılar.

Akrabalarımızın, dostlarımızın, arkadaşlarımızın seslerini, görüntülerini görsek duysak bile bize yetmiyor, torunlarımızı bile kucaklayamaz duruma geldik.

Sıcak çay eşliğinde eski sohbetlerimizi arıyoruz.

Çok şeylerin kıymetini bilememişiz, bazı şeylere de önem vermekle ne kadar çok yanlış yapmışız.

Sözün kısası her şerde bir hayır vardır.

İnsanlık bu sorunları da aşacaktır.

Mevlam ne eylerse güzel eyler. Lütfu da hoş kahrı da hoştur.

 

SAKIP AĞA

Rahmetli Sakıp Sabancı, büyük bir iş adamı olarak bu ülkenin ekonomisine ciddi katkılar yaptı, damgasını vurdu.

Zirvedeki bir iş adamı olarak tarzı, samimiyeti, sıcaklığı, hayırseverliği ile gönlümüze taht kurdu.

Bir oğlu vardı ve engelliydi.

S. Sabancı, bir televizyon programında ağlayarak,  şunları söylemişti: “Oğlum bir gün bana diyebilse ki, ‘baba bana araba al, baba beni evlendir’ o an tüm serveti şuraya bırakırım. Fabrikalar yaptım, evler yaptım ama çocuğumun ayağına bir çift ayakkabı alıp yürütemedim. En büyük zenginlik sağlıktır. Bunu unutmayınız.”

Bazı güzelliklerin, nimetlerin farkına varabilsek, düşünebilsek, görebilsek, hissedebilsek.

Ne kadar az şükrediyoruz.

Allah’ın yardımı üzerimize eksik olmasın.