Yazarın Diğer Yazıları


Kenan ÇAKMAK


ABD TARİHİNDE SADECE OSMANLI DEVLETİ'NE VERGİ ÖDEDİ

 18 yüzyılın son çeyreğinde ABD kuruluyor ve bu ülkenin Ticaret gemileri sulara açılıyordu.


18 yüzyılın son çeyreğinde ABD kuruluyor ve bu ülkenin Ticaret gemileri sulara açılıyordu.

Akdeniz'e giren ABD Ticaret gemileri Osmanlı deniz güçleri tarafından geçirildi.

11 geminin ve 220 Amerikan denizcisinin Osmanlıların elinde olması ülkede geniş yankı yaptı.

Bu gelişmeler üzerine ABD, 1795'de Osmanlı Devleti ile anlaşma yapmak zorunda kalacaktı.

Trablus Antlaşması adını taşıyan belgeye göre; Amerikan esirleri iade edilecek, bundan böyle Atlantik ve Akdeniz'de ABD gemileri ne dokunulmayacaktı. ABD 642.000 altın ödeyecek, yıllık vergi ödemeye de devam edecekti.

Dili Türkçe olan ve 22 maddeden oluşan antlaşmaya Başkan George Washington ve Cezayir Beylerbeyi Hasan Paşa imza koydular.

Antlaşma 1796'da Amerikan kongresi tarafından onaylanıyordu.

ABD tarihinde kendi dillerinde olmayan tek uluslararası antlaşma budur ve Türkçedir.

ABD'nin tarihinde vergi vermeyi kabul eğitim seti xd Osmanlı Devletidir.

 3. Selim dönemidir.

Ne yazık ki 18. yüzyıl sonlarında Batı karşısında güç kaybı ve  gerilememiz hızlanacaktır.

Coğrafi keşifler, Osmanlı Devleti'nin de Avrupalıların da kaderini değiştirdi.

Okyanusları aşan Avrupalılar, Amerika kıtası'nın ve Uzak Doğu' nun kaynaklarını elde ederek ekonomide her alanda çok güçleneceklerdir.

Osmanlı Devleti okyanus kıyılarına egemen olmadığından, konum özellikleri, zamanla iç denizlere kapanmaları İpek baharat Yolları üzerinde olmaları büyük liman ve tersanelerinin iç denizlerde bulunmalı nedenleri ile keşiflerin dışında kalacaklardır.

Şüphesiz ki Osmanlının her alanda gerilemesi denizcilikte de sürecektir.

Yüzyıllar içinde her şey değişirken, ABD, 20. Yüzyılda dünyanın birinci gücü olurken Osmanlı tarih sahnesinden çoktan çekilmişti.

Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti 2. Dünya Savaşı sonrası dünyanın yeni başat gücü ABD'nin etki alanı ve kuşatmasına girecektir.

1949’dan itibaren fullbright antlaşması ile milli eğitim müfredatımıza dahi el atacaklardır.

Tüm önemli kurumlarımızda artık ABD’li uzmanlar vardır.

1952 sonrasında güvenlik sistemimizde bir ağırlıklı olacaklardır.

Gümüzde hem müttefik hem düşman olarak acayip ilişkiler yumağı içinde süreç devam etmektedir.

İşin gereği ABD 1990’lardan sonra artık Türkiye’yi hedef ülke olarak tanımlamıştır.

Sözün özü kimliğimiz coğrafyamız, tarihimiz, geleceğimiz, bizden büyük devlet olmamızı istiyor.

ABD batı hedeflerine hizmet etmek onların çıkarlarının bekçiliğine soyunmak bize hiç yakışmıyor.

Oltadaki balık olmaya hiç tahammülümüz yoktur.

Umuda yolculuk hiç bitmez.

Zihnimizin sömürgeleşmesine asla izin vermeyeceğiz.

Umutsuzluk küfürdür.

İnanıyoruz ki tarih bizi çağırıyor, tüm dünya mazlumları bizi bekliyor.

 

ABD tarihinde sadece Osmanlı Devleti'ne vergi ödedi

 

 18 yüzyılın son çeyreğinde ABD kuruluyor ve bu ülkenin Ticaret gemileri sulara açılıyordu.

Akdeniz'e giren ABD Ticaret gemileri Osmanlı deniz güçleri tarafından geçirildi.

11 geminin ve 220 Amerikan denizcisinin Osmanlıların elinde olması ülkede geniş yankı yaptı.

Bu gelişmeler üzerine ABD, 1795'de Osmanlı Devleti ile anlaşma yapmak zorunda kalacaktı.

Trablus Antlaşması adını taşıyan belgeye göre; Amerikan esirleri iade edilecek, bundan böyle Atlantik ve Akdeniz'de ABD gemileri ne dokunulmayacaktı. ABD 642.000 altın ödeyecek, yıllık vergi ödemeye de devam edecekti.

Dili Türkçe olan ve 22 maddeden oluşan antlaşmaya Başkan George Washington ve Cezayir Beylerbeyi Hasan Paşa imza koydular.

Antlaşma 1796'da Amerikan kongresi tarafından onaylanıyordu.

ABD tarihinde kendi dillerinde olmayan tek uluslararası antlaşma budur ve Türkçedir.

ABD'nin tarihinde vergi vermeyi kabul eğitim seti xd Osmanlı Devletidir.

 3. Selim dönemidir.

Ne yazık ki 18. yüzyıl sonlarında Batı karşısında güç kaybı ve  gerilememiz hızlanacaktır.

Coğrafi keşifler, Osmanlı Devleti'nin de Avrupalıların da kaderini değiştirdi.

Okyanusları aşan Avrupalılar, Amerika kıtası'nın ve Uzak Doğu' nun kaynaklarını elde ederek ekonomide her alanda çok güçleneceklerdir.

Osmanlı Devleti okyanus kıyılarına egemen olmadığından, konum özellikleri, zamanla iç denizlere kapanmaları İpek baharat Yolları üzerinde olmaları büyük liman ve tersanelerinin iç denizlerde bulunmalı nedenleri ile keşiflerin dışında kalacaklardır.

Şüphesiz ki Osmanlının her alanda gerilemesi denizcilikte de sürecektir.

Yüzyıllar içinde her şey değişirken, ABD, 20. Yüzyılda dünyanın birinci gücü olurken Osmanlı tarih sahnesinden çoktan çekilmişti.

Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti 2. Dünya Savaşı sonrası dünyanın yeni başat gücü ABD'nin etki alanı ve kuşatmasına girecektir.

1949’dan itibaren fullbright antlaşması ile milli eğitim müfredatımıza dahi el atacaklardır.

Tüm önemli kurumlarımızda artık ABD’li uzmanlar vardır.

1952 sonrasında güvenlik sistemimizde bir ağırlıklı olacaklardır.

Gümüzde hem müttefik hem düşman olarak acayip ilişkiler yumağı içinde süreç devam etmektedir.

İşin gereği ABD 1990’lardan sonra artık Türkiye’yi hedef ülke olarak tanımlamıştır.

Sözün özü kimliğimiz coğrafyamız, tarihimiz, geleceğimiz, bizden büyük devlet olmamızı istiyor.

ABD batı hedeflerine hizmet etmek onların çıkarlarının bekçiliğine soyunmak bize hiç yakışmıyor.

Oltadaki balık olmaya hiç tahammülümüz yoktur.

Umuda yolculuk hiç bitmez.

Zihnimizin sömürgeleşmesine asla izin vermeyeceğiz.

Umutsuzluk küfürdür.

İnanıyoruz ki tarih bizi çağırıyor, tüm dünya mazlumları bizi bekliyor.